Rusça, Bulgarca ve Ukraince İletkelerden Seçmeler - 13

Gündeme ilişkin haftalık haber toplusunda aşağıdaki hususlar işlenmektedir:

1. Rusça, Bulgarca ve Ukraince iletkelerden yorumsuz kısa çeviriler,

2. Gerekli göründüğünde “Katkı” başlığı altında yorum ve çözümlemeler,

3. Gerekli göründüğünde “Diğer Diller” başlığı altında kısa çeviriler,

4. Gerekli göründüğünde “Gündem Dışı” başlığı altında kısa çeviriler ve

5. Ek görseller eklendiğinde “Görseller” başlığı altında görsellerin çözümlemeleri.

Toplu İletkeler, Haftalık Gündem, Çarpıtma, Algı Yönetimi, Kamuoyu

AJDA İBRAHİMOVA

“26 Mart akşamı, Sofya’da ikamet eden 36 yaşındaki Ajda İbrahimova’nın yüzüne asit atıldı. Bunun sonucunda Ajda’nın vücudunun yüzde 24’ünde yanık oluştu. Komşularının ifadelerine göre talihsiz kadın işten eve dönerken yaşadığı apartmanın önünde bir kişi tarafından saldırıya uğradı. Çok ağır göz yaraları alan Ajda’nın görme yetisini kaybetme tehlikesi olduğu anlaşıldı. Emniyetten yapılan açıklamada suçun failinin hala yakalanmadığı bildirildi. Olayla ilgili ihbar dün akşam saat 21.30 sularında verildi. Ajda İbrahimova, eşi ve 15 yaşındaki kızı ile birlikte yaşadığı Sofya'daki Alexander Stamboliyski Bulvarı'ndaki 175 nolu apartmanın önünde saldırıya uğradı.” Kaynak: bkz. (27 Mart 2018) 

 

 

 

 

RUSÇA İLETKELER

 

1. Jirinovski, alışveriş merkezlerine giden insan sayısını sınırlandırmayı önerdi.

LDPR lideri Vladimir Jirinovski, Kemerovo’daki üzücü olayın nedenlerini söyledi: “Herkes, ucuzluk arayışı nedeniyle kolayca yanan ve keskin bir duman salan plastik ve kimyasal maddeleri seçiyor. … Ama bakın bizim Devlet Duması nasıl döşeli, herşey granit ve mermer, alev alacak hiçbir şey yok. Evimdeki bütün boyaları ve plastikleri çıkarttım. Birileri bunun güzel olmadığını düşünebilir, ama olsun bu çevre dostudur ve yangın çıkma tehlikesi yoktur.” Jirinovski üzücü olayın bir diğer nedeni olarak “karmaşık yöneticiler”in olduğunu söyledi ve ekledi: “Neden güvenlik görevlisi alarmı açmadı? Neden her yeri kilitliyorlar? Neden acil çıkışlar kilitli? Bilet satıcıya kim sinema salonunun kapılarını kapama hakkı veriyor? İki çocuk biletsiz sinema filmi izleyecek – Aman da ne kötü! Benim çocukluğumda param yoktu ve sinemaya hep biletsiz gidip izliyordum, kimse de kapıları kapatmıyordu. İnsanlardaki bu nasıl bir tavır – bir ‘tavşan’ izinsiz/biletsiz atlayacak salona diye yüzlerce sinema izleyicisinin yaşamını tehlikeye atmak!” Jirinovski, insanların kitlesel ölümünün bir diğer nedeni olarak, itfaiyelerin boş su tankerleriyle gelmesi olduğunu söyledi: “Onların şöyle bir ölçütü var, sadece ilk itfaiye dolu su tankeriyle gidecek, diğer itfaiye araçları tankerlerini doldurmak için yangın yerinde dış bir kaynak arayacak. Onlar gelip durdular ve dış su kaynağı ararken herşey zaten yanıp kül olmuştu.” Politikacının diğer sözleri şöyleydi: “Tüm alışveriş merkezlerinde, ziyaretçi sayısı sınırlandırılmalı, 300’den fazla insan içeri alınmamalı ve sadece 1-2 kat yapılmalı. Geniş toprağımız var, tüm binaları alçak yapmak için yerimiz var.” Kaynak: bkz. (27 Mart 2018) 

 

2. “Diğer bilim”: “İngiliz”le dostluğun sürüklediği yer

Yüzyıllardır Türkler ve Yunanlılar (Grekler), aynı topraklar üzerinde yan yana yaşadılar. Bu halklar, iç içe geçtiler, kültür ve tarihleri birbiriyle örüldü. Bu uzun süreli bir arada yaşamanın doğal sonucu, yakın bir kardeşlik, bağ ve arkadaşlık olmalıydı. Bunun dünyada örnekleri var. Ama Türkiye ve Yunanistan için koşullar tam tersi bir yönde gelişti. İki halk arasındaki ilişkilerin derin bir çözümlemesi, belli güçlerin böyle bir arkadaşlığın gelişmesinin kendi çıkarlarına uygun olmadığı için engellediklerini göstermektedir. Bu güçler, Türk-Yunan arkadaşlığının kurulma olanaklarını önlemek için her şeyi yapmaya hazırlar. Yıllardır, bu güçler iki ülke arasında düşmanlık tohumları ve savaşa kadar sürükleyecek yapay çatışmalar ektiler. Birinci Dünya Savaşı sırasında, bu gizli toplumların niyetleri daha görünür oldu, çünkü Türkiye ve Yunanistan arasındaki bir ittifakın Ortadoğu’yu sömürme planları için tehlikeli olacağına inandılar. Dahası, Osmanlı İmparatorluğu tarafından korunan halifelik ünvanı; doğal kaynakları nedeniyle Ortadoğu ve İslami ülkelerde egemenlik kurmayı amaçlayan Britanya’ya rahat vermeyecekti. Birinci Dünya Savaşı sonra erir ermez, Britanya İstanbul’u işgal etti. Ama Osmanlılar’a karşı doğrudan bir mücadeleye ve Anadolu’ya yayılmaya kalkışmadı. İngiliz, başka birinin eliyle çalıştı, çünkü onlar doğrudan müdahalenin fiziksel ve ahlaki maliyetlere yol açacağını çok iyi biliyorlardı. Anadolu’yu Fransız, İtalyan ve Ermeniler arasında parçalayarak, Britanya, Yunanistan’ın Batı Anadolu’yu işgal ettirdi, bunun için birçok vaatte bulundu. Bu zamanda Yunanistan Britanya’dan gelen desteğin güvencesiyle İzmir’i işgal etti ve Aydın ve Bursa’ya doğru harekete geçti. Yine de Yunanistan, Britanya’dan hiçbir zaman gerekli desteği almadı. Bunun yerine, Yunanistan, son 20 yıldır diğer ülkelerde savaşlar yapan Osmanlı ordusuyla tek başına kaldı. Yunanlar, kaçınılmaz bir biçimde ağır kayıplar verdiler ve ciddi bir yenilgiye uğradıktan sonra Türk topraklarından geri çekilmek zorunda kaldılar. Yine de bu, Birleşik Krallığın Yunanistan’a karşı tek ikiyüzlü oyunu değildi. Lozan Konferansı sırasındaki görüşmelerde Britanya kazananlar arasındaydı, ama Yunanistan Britanya’yla ittifakına rağmen kaybedenler arasındaydı. Aslında o dönemin Başbakanı Venezilos, sonuca dayanamayıp sordu: “Niçin Britanya kazananlar arasında oturuyor ve ben Britanya’nın müttefiği olmama rağmen kaybedenler arasındayım?” Venezilos, bunun yüzyıllardır Britanya’nın boş vaatlerine inanmanın kaçınılmaz sonucu olduğunu da biliyordu. Birleşik Krallık, Türkiye ve Yunanistan arasında uyumsuzluk yaratma politikasını açık ve gizli yöntemlerle uygulamayı yıllardır sürdürüyor. Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra Osmanlı topraklarının işgali sırasında, sürecin temel itici gücü kuşkusuz Birleşik Krallık’tı. Yunanistan, İngiliz çıkarlarına hizmet etmek için çatışmaya dahil olmuş olan pek çok ülkeden biriydi. … … Türkiye ve Yunanistan arasında arkadaşlığı geliştirmek için, karşılıklı saygı ve sağduyulu politika izlemek ve kışkırtmalara aldırmamak çok önemlidir. Bu bağlamda Erdoğan’ın 2017’de gerçekleştirdiği Yunanistan ziyareti önemlidir. 65 yıldan beri ilk kez bir Türk Cumhurbaşkanı Yunanistan’ı ziyaret etti, ilişkilerin geliştirilmesi için bu çok önemli olumlu bir başlangıç olabilir. Türkiye ve Yunanistan arasında geliştirilecek ileri işbirliği için kuşkusuz bu güçler engel olmaktadır. İki ülkenin, kışkırtmalara aldırmaması çok önemlidir. Türkiye ve Yunanistan gelenek, görenek ve yaşam tarzı olarak birbirine çok benzerdir. Yüzyıllardır bir aradaydılar ve hala komşular. İki ülke arasındaki uyumsuzluk, hem her iki ülkeyi de ayrı ayrı hem de tüm bölgeyi istikrarsızlığa sürükleyecektir. Bu uyum; özellikle şimdi tüm dünyanın savaşlar ve ekonomik krizlerle çalkalandığı sıralarda çok önemlidir. Taraflar, 500 yıllık arkadaşlıklarını yeniden kurmak için ellerinden gelenin en iyisini yapmalıdırlar. Kaynak: bkz. (30 Mart 2018)

 

3. “Allah neredeydi?!”: Kilise ve Kemerovo yangını

Rus Ortodoks Kilisesi’nın Dış İlişkiler Bölümü Başkanı Mitropolit İlarion, Kemerovo yangını sırasında Tanrı’nın nerede olduğunu açıkladı. … 25 Mart’ta gerçekleşen yangın sonrası, şimdi Ruslar sıkça “Kemerovo yangını sırasında Allah neredeydi?” diye soruyorlar. … Mitropolit İlarion, “Rusya 24” tv kanalında “Kilise ve Dünya” programında bu soruya olabildiğince yanıt vermeye çalıştı: “Allah herkese dikkat ediyor. O, aynı zamanda korkunç yangında ölen insanlara da dikkat etmiştir. Allah, insanlara insanların kendilerine dikkat ettiğinden çok daha fazla dikkat ediyor. Yangında yaşamını yitiren her bir insan sonsuz bir yaşama gitti, gerçekte onların hiçbiri ölmedi. … Allah, her bir insan için mutlu ve güzel bir kader hazırlıyor. … Anımsamamız gereken ikinci şey, kendimiziz, biz kendi sorumluluğumuz üzerinde düşünmeliyiz, eğer bu olaya yol açan her bir insan kendi sorumluluğunu almış olsaydı bu yangın yaşanmayacaktı.” … Vladika, bu koşullarda sözlerin bir işe yaramadığını ve rahiplerin banal laflar etmemelerini söyledi ve sadece etrafta bulunmalarını ve dua etmelerini dile getirdi. … Mitropolit İlarion, pekçok insanın sadece kötü durumlarda Allah’a döndüğünü, ancak tüm yaşam süresince Allah’la yaşamak gerektiğini söyledi. Kaynak: bkz. (30 Mart 2018)

 

4. Mihail Jvanetskiy: “Mizah, totaliter rejim altında gelişir.” Kaynak: bkz. (31 Mart 2018)

 

5. Marka düzeninde: Rus bölgeleri, “I Love NY”nin zaferini nasıl izliyor?

Rus bölgeleri ve kentleri, genel olarak 2010’da markalaşmaya başladı. Belki de “I Love NY” logolu tişörtlerin satışından etkilenerek, resmi yetkeler bu şekilde iç turizmi geliştirmeye karar verdiler. Ancak moda, söz konusu tasarımlarla uyumlu olmadı. … Yerel markalar, kaybolmadı ama hala duygularda bir etki de yaratamadılar. Kaynak: bkz. (1 Nisan 2018)

 

6. Olga Korbut, Olimpiyat madalyasını satamaz.

Moskova Spor Müzesi, şimdi ABD’de yaşayan Sovyet cimnastikçi Olga Korbut’un çalınmış altın madalyasını iade etmeyi reddetti. Korbut, feysbuk sayfasında 46 yıl almak için uğraştığı madalyanın Rusya’nın mülkiyeti olduğuna itiraz etti. Korbut şunları yazdı: “Moskova’dan eve döndüm, orada çok ilginç şeyler dolu. Spor Müzesi’nde 1972 Oyunları’nda kazandığım altın madalyalardan birini buldum. Ben o madalyayı kazandıktan birkaç gün sonra çalınmıştı. Ben bu madalyayı 46 yıldır arıyorum. Müze, madalyayı bana vermedi, çünkü madalyanın Rusya Federasyonu’nun mülkiyeti olduğunu söyledi.” Korbut, madalyayı almaya çalışıyor. Madalyanın ters yüzünde atletin adı yazılıdır. Korbut “benim mücadelem bitmedi, bir gün onu geri alacağım” dedi. Geçen yıl Şubat’ta cimnastikçi, 1972 ve 1976 Olimpiyatları’nda kazandığı beş madalyayı satmış ve 230 bin dolar almıştı. Korbut, dört kez Olimpiyat şampiyonu olmuştu ve iki kez de gümüş madalya kazanmıştı. O, daha sonra onun onuruna “Korbut Döngüsü” adı verilmiş olan eşsiz bir unsurla performans sergilemişti. Kaynak: bkz. (1 Nisan 2018) 

 

 

 

 

BULGARCA İLETKELER

 

1. Türkiye, bize 1876’da eşit haklar ve özgürlük verdi, Rus işgali Bulgaristan’ı parçalara böldü.

Bulgaristan, Rus-Türk Özgürlük Savaşı olmaksızın da özgürlüğüne kavuşacaktı. Rus işgali, ülkeyi tam tersi bir yöne sürükledi. Bu sözler Dışişleri Bakanı Ekaterina Zaharieva’ya ait. Bu sözleri, diktatör Erdoğan’ın Bulgaristan’ı ziyareti arifesinde feysbuk sayfasında yazdı. Kaynak: bkz. (26 Mart 2018)

Katkı: Yorumsuz çevirisini yaptığım yukarıdaki yazıda bahsedilen Zaharieva'nın feysbuk iletisini, Zaharieva'nın feysbuk hesabındaki paylaşımlarında aradım ancak böyle bir paylaşıma rastlamadım.

 

2. AB ve Türkiye, Varna’da anlaşmadan anlaştılar. Kaynak: bkz. (27 Mart 2018)

 

3. Fransa’daki ünlü Bulgar yazar, dilbilimci ve filozof Julia Krısteva’nın sosyalist dönemde Bulgar istihbaratının ajanı olduğu açıklandı. Kaynak: bkz. (27 Mart 2018)

 

4. Papa Francis, mafyaya karşı şunu söyledi: “Onlar Hıristiyan değiller.” Kaynak: bkz. (28 Mart 2018)

 

5. Rus korkusu ve Batılı seçkinler

Rusların kendilerinden utanmalarını istiyorlar. … Putin’in dört kez üst üste göreve gelmesinin lafını ediyorlar, ama Merkel de dördüncü kez görevde. ABD’de başkanlık sülalesi var: Baba ve oğul, Clinton ailesi. … Kaynak: bkz. (28 Mart 2018)

 

6. Zaharieva: “Moskova’daki Büyükelçimiz Kotsev, Rusya’daki durum hakkında bilgilendirme yapsın diye çağrıldı, bu normal bir şey.” Kaynak: bkz. (28 Mart 2018)

 

7. Borisov: “Rus diplomatları kovmayacağız, Kotsev Paskalya’dan sonra Moskova’ya geri dönecek. … Büyük Britanya’yı tamamen destekliyoruz.” Kaynak: bkz. (30 Mart 2018)

 

8. Sağ: GERB ve Borisov, Bulgaristan’daki Rus etkisinin şefi olarak kendilerini ortaya koydular.

“Da – Bılgariya [Evet - Bulgaristan]” hareketi, “Skripal” olayı üzerine ülkeden Rus diplomatların kovulmaması yönündeki karar nedeniyle Bakanlar Kurulu ve Borisov’u sert bir dille kınadı. Kaynak: bkz. (30 Mart 2018)

 

9. Donçev’in düşüncesi: “Hükümetteki Rus-yanlısı lobi, vatana ihanettir.” Kaynak: bkz. (31 Mart 2018)

 

 

 

 

UKRAİNCE İLETKELER

 

1. Vitaliy Portnikov: “Balkanlar, Rusya için yeni bir pazar olabilir”

Rusya ve Sırbistan başkanları Aleksandr Vuçiç ve Vladimir Putin telefonda konuştular. Konuşma, Kosova’nın kısmen tanınan sınırlarında Sırbistan’ın yaptığı askeri tatbikatın perde arkasında gerçekleşti. Tatbikat, Kosova’nın yasaklamasına rağmen Sırp resmilerin ülkeye girdikten sonra sınırdışı edilmelerinden sonra başladı. Sınırdışı etme, Sırbistan ve Kosova arasında son yıllardaki en ciddi krize yol açtı. Elbette Putin, Belgrad tarafındadır. Batı, Priştine tarafındadır. … Rusya için olduğu gibi Ukrayna için de Kosova bağımsız değildir. Kaynak: bkz. (29 Mart 2018)

 

 

 

 

GÜNDEM DIŞI

 

1. Bulgaristan’da “Rus Kültürü” adlı kitap yayınlandı. Kaynak: bkz. (21 Mart 2018) 

 

2. İliya İliev: “Rusya için Bulgaristan daima bir arka plan olmuştur.” Kaynak: bkz. (20 Aralık 2016)

 

 

 

 

GÖRSELLER

 

26 Mart’ta Varna’da yapılan Türkiye-AB zirvesi, Bulgar karikatürcü İvan Kutuzov'un çiziminden: bkz.

 

 

YORUMLAR (0)

BENZER QONULAR (24)

tümü ›