2016’da Rusya Federasyonu ve Kırım Yarımadasında Gerçekleştirilen Devlet Duması Seçimi: İçeride ve Dışarıdaki Yılanların Başını Ezme

Bu yazıda, 18 Eylül 2016 tarihinde Rusya Federasyonu’nda ve Kırım yarımadasında gerçekleştirilen Devlet Duması seçimi, değerlendirilmektedir. Devlet Duması seçimi, seçim boykotları, seçim hileleri, yeni seçim sistemi, muhaliflerin durumu vb. değişkenler göz önünde bulundurularak tartışılmaktadır.
Devlet Duması, seçim, Rusya Federasyonu, Kırım yarımadası, Putin, Navalni, iktidar, iktidara sadık muhalefet, seçim hileleri, yılanın başını ezmek, tescilli düşman, direniş

Rusya Federasyonu (Rusya, RF), 21 cumhuriyet, 46 eyalet (oblast), 9 kenar (kray), 3 federe kent, 4 otonom ilçe (okrug) ve bir otonom eyaletten oluşmaktadır. Bununla birlikte 16 Mart 2014 tarihinde Ukrayna’nın sınırları içinde yer alan Kırım Özerk Cumhuriyeti’nde düzenlenen “referandum oyunu” ile Kırım yarımadası Rusya tarafından işgal edildikten sonra, Moskova merkezli resmi rakamlar yarımadayı “Kırım Cumhuriyeti” adı altında ekleyerek RF’nin cumhuriyet sayısını 22 olarak göstermektedir. Böylece Rusya Federasyonu, 84 federe birimden oluşmakta ancak resmi rakamlar bu sayıyı, Kırım’ı dahil ederek 85 olarak göstermektedir.

 

Günümüzde Türkiye’nin de dahil olduğu birçok ülke, Kırım’ı Ukrayna’nın bir parçası olarak tanımayı sürdürmekte olup Rusya’nın bir parçası olarak tanımamaktadır. Bu doğrultuda söz konusu ülkeler, Rusya tarafından Kırım’da gerçekleştirilen 18 Eylül’deki Devlet Duması seçimlerini de tanımamaktadırlar.

 

Rusya Federasyonu parlamentosu, iki kanattan oluşmaktadır: Yasama işlevi ağır basan alt kanat Devlet Duması (kısacası: Duma) ve temsil ile danışma işlevi ağır basan üst kanat Federasyon Konseyi. Devlet Duması, beş yılda bir yapılan seçimle kurulmakta olup 450 milletvekilinden oluşmaktadır. Federasyon Konseyi ise federal birimlerin her birinin iki senatör göndermesiyle kurulmakta olup 168 üyeden oluşmaktadır. Ancak yukarıda sözü edilen referandumdan sonra Kırım’dan gönderilen senatörlerle birlikte Federasyon Konseyi’nde 170 üye yer almaktadır.

 

Yönetim hiyerarşisindeki sıralamada Devlet Başkanı ve Başbakan’dan sonra, üçüncü etkili konum Federasyon Konseyi Başkanı’na aittir. Yarı başkanlık sistemiyle yönetilen RF’de seçim sonrasında hükümeti, Başkan kurmaktadır.

 

Bu yazıda, 18 Eylül 2016 tarihinde Rusya Federasyonu ve Kırım yarımadasında gerçekleştirilen Devlet Duması seçimini, seçtiğim kimi toplumsal-kültürel değişkenler bağlamında çözümlemeye çalışıyorum.

 

Üst soldaki görsel: The Moscow Times’ın feysbuk ve tvitır hesaplarında kullandığı profil görselidir (erişim: 05 Aralık 2016). SSCB dönemi hariç, 1472’den beri Rusya’nın devlet armasında yer alan bu simge, Rusya bayrağından daha baskın ve yaygın biçimde kullanılmaktadır. Örneğin bozuk paraların üzerinde, çeşitli okulların simgesi olarak, seçim sandıkları üzerinde vs. Bu simge, bir yandan Bizans döneminde yaşadığı varsayılan Georgi (Yuri) adlı bir Hıristiyan azizi ve onun kötülüğe karşı mücadelesini ifade etmektedir; diğer yandan, atın üstündeki “iyilik”in temsili Moskova’yı, atın ayakları altında mızrakla öldürülen “kötülük”ün temsili kanatlı yılan ise zaman zaman değişen düşmanları temsil etmektedir. Atın ayakları altında mızrakla başı ezilen kanatlı yılanın, başlangıçta Kazan, Altın Orda, Osmanlı İmparatorluğu, Türkler, vb.’yi, günümüzde ise Kazan’la beraber, İstanbul, Anglo-Saksonlar, NATO üyeleri, liberaller, vb.’yi simgelemekte olduğu görülmektedir.

Üst sağdaki görsel: Rusya’nın içindeki en ünlü muhalif Aleksey Navalni’nin tvitır hesabı @navalny için kullandığı görseldir (erişim: 05 Aralık 2016). Navalni, bu görseli “iyilik ve tarafsızlık arasındaki son savaş” olarak tanımlamaktadır. Görselin üzerindeki #20, Rusya’nın imzalamadığı Birleşmiş Milletler Yolsuzlukla Mücadele Sözleşmesi’nin 20. Maddesi’nin Rusya tarafından imzalanmasını talep etmektedir. Söz konusu madde, yasadışı yollarla zenginlik elde edenlerin cezalandırılmasını öngörmektedir.

Alttaki görsel: Burada, 24 Kasım 2015 tarihinde Rus bombardıman uçağının Türk jeti tarafından düşürülmesi sonrası Putin basın açıklaması yaparken görülmektedir. Putin’in bir yanında Rusya bayrağı diğer yanında “Aziz Georgi’nin mızrağı ve öldürdüğü kanatlı yılan” simgesini içeren devlet arması bulunmaktadır.

 

1.   Gündelik Yaşamda ve Dış Politikada Partilerin Görünürlüğü: Birleşik Rusya ve LDPR

Ekim 2015 tarihinde Kızıl Meydan’ın girişinde bulunan Mareşal Georgi Jukov heykeliyle ilgili bir araştırma için, bir haftalığına Moskova’ya gitmiştim. Moskova’nın merkezinde çok katlı bir binanın bir dairesinde kalmış ve vaktimin çoğunu araştırma alanım olan kent merkezindeki gündelik yaşamın içinde geçirmiştim.

 

Bu bir haftalık süre içinde, Rusya Federasyonu parlamentosunun alt kanadı Devlet Duması’na 2011 yılındaki seçimle girebilmiş dört partiden ikisine rastladım: Biri “Putin’in partisi” olarak da bilinen iktidardaki Birleşik Rusya partisi ve diğeri o sırada Duma’da en küçük parti konumundaki Rusya’nın Liberal Demokrat Partisi (LDPR).

 

Birleşik Rusya partisine rastlayışım, yürürken gördüğüm küçük bir çadır aracılığıyla oldu. Kızıl Meydan’a on dakikalık bir yürüme mesafesinde bulunan bir alanda, 1.Görsel’deki çadırı görüp çekmiştim. Çadırda çalışanlar genç yaş grubundandı ve o sırada gördüğüm kadarıyla çadırı geçerken duraklayanlar da benzer yaş grubundandı.

 

1. Görsel: Moskova’nın merkezinde Birleşik Rusya partisinin çadırı. Görsel, Ekim 2015 tarihinde yazar tarafından çekildi (kaynak: yazarın özel arşivi).

 

LDPR’ye rastlamam ise, bir hafta süresince kaldığım binadaki dairemden çıkarken duyduğum sesler nedeniyle bodrum katına kısaca göz atmamla oldu. Bu sırada seslerin geldiği bodrum katındaki dairenin giriş kapısında Rusya’nın Liberal Demokrat Partisi’nin kısa adı olan “LDPR”nin yazdığını görüp bir görselini çekmiştim (bkz. 2.Resim). Kapı girişinin üstünde ise büyük harflerle “Rusya Federasyonu Devlet Duması Milletvekillerinin Yardımcı Birimi” yazmaktadır.

 

2. Görsel: Moskova’nın merkezinde çokkatlı bir binanın bodrum katında LDPR’nin dairesi. Görsel, Ekim 2015 tarihinde yazar tarafından çekildi (kaynak: yazarın özel arşivi).

 

Ancak yukarıdaki iki görseli çekerken, yaklaşık bir yıl sonra Devlet Duması seçimiyle ilgili bu yazıyı yazacağımı öngörmediğimden ve o sırada başka bir araştırma için Moskova’da bulunduğumdan, ne Birleşik Rusya partisinin çadırında bulunanlarla ne de bodrum katında LDPR’nin dairesine girerek içeridekilerle görüşüp konuşmak aklıma geldi. O sırada ilgi alanıma girmediği halde bu iki partinin rastlantıyla önüme çıkması, Birleşik Rusya ve LDPR’nin Moskova’nın merkezindeki gündelik yaşama nasıl güçlü yerleştiğini bir ölçüde görmemi ve aynı zamanda bu yılki Duma seçiminde elde ettikleri sonuçları biraz daha anlaşılır kılmamı sağladı.

 

Bunların dışında, Moskova’daki gündelik yaşam, çıplak gözle algılanabilecek ölçüde on yıldan uzun bir süredir iktidarda bulunan Birleşik Rusya partisinin değer olarak yaydığı simgelerle örülüdür: Örneğin Hitler’e karşı Sovyet Ordusu’nun zaferini vurgulayan siyah ve turuncu renkten oluşan “Aziz Georgi şeridi”, iç ve dış turistlerin uğrak yeri olan hediyelik eşya dükkanlarında Putin’in resminin olduğu hediyelik eşyalar, Putin’in yönetiminde referandum oyunuyla yeniden işgal edilen Kırım’ın “bir Rus toprağı” olduğu vurgusu, ayrıca yeni televizyon dizilerinde duvarda asılı duran Putin’in portresi vb.

 

LDPR’nin ise genellikle lideri Vladimir Jirinovski’nin saldırgan, çığırtkan, gülünç, kışkırtıcı ve faşizan söylemi ile gündeme geldiğini belirtmek gerekir. Örneğin televizyonlardaki tartışma programları, radyo programları, üniversitelerdeki söyleşilerde vs. neredeyse kesintisiz olarak Jirinovski’ye saldırgan ve çığırtkan söylemini kullanırken rastlamak mümkündür. Jirinovski’nin üniversitelerde sıklıkla yaptığı söyleşiler göz önünde bulundurulduğunda, söz konusu saldırgan ve çığırtkan söyleminin, Rusya’da özellikle eğitimli genç yaş grubu arasında bir karşılığı olduğu söylenebilir.

 

Politik bir partinin; simge, slogan, lider ve söyleminin gündelik yaşamda seçmen açısından görünürlüğü, ulaşılabilirliği ve işlevselliği ölçüsünde güç kazandığı söylenebilir. Eşzamanlı olarak tam tersi de söz konusudur. Parti, gücü oranında gündelik yaşamda kültürel değer kodları aracılığıyla varlığını yayıp duyumsatabilmektedir.

 

Rusya Federasyonu’nda politik partilerin, dış politikaya yönelik ilgileri ve bu ilginin nasıllığı da, partinin gücünü belirleyici bir unsurdur. Birleşik Rusya ve LDPR, Devlet Duması’nda doğrudan dış politikayla ilgilenen iki partidir. 18 Eylül’deki seçim sonucuna göre, Birleşik Rusya partisi tek başına iktidardaki konumunu güçlendirerek korurken, LDPR Duma’daki dördüncü büyük parti konumundan üçüncü büyük parti konumuna geçmeyi başarmıştır. Duma’da bulunan diğer iki parti olan Rusya Federasyonu’nun Komünist Partisi (KPRF) ve Adil Rusya’nın ise büyük ölçüde iç politika üzerine odaklandığı söylenebilir.

 

18 Eylül’deki Duma seçimi öncesi paylaşılan aşağıdaki tvit, Rusyalı seçmenlerin dış politikaya yoğun ilgisini bir ölçüde resmetmektedir.

 

Volgagrad’da yaşadığını belirten Andrey Pyatov (@andreyvlz) adlı bir tvitır kullanıcısı, 31 Temmuz 2016 tarihinde şu iletiyi paylaştı: “Ruslar benzin fiyatı, seçim, anayasa ile ilgilenmez, sadece Ukrayna faşizmi, Türk domatesi ve ABD dışişlerini bilirler.” İlk bakışta bir abartı olarak algılanabilecek olan bu ileti, esasında Rusyalı nüfusun toplumsallaşma sürecinde iç meselelerle karşılaştırıldığında dış meselelerin ağırlığını da bir açıdan dile getirmektedir. Bu tvit, aynı zamanda Rusyalı seçmenin son birkaç yıldır hangi dış politika konularına odaklan(dırıl)dığını da göstermektedir. Ağırlıklı olarak dış politikayla ilgili söylem kullanan partiler, Rusya’da öncelikli bir fırsata sahiptirler. Rusyalı seçmenin, iç politikadaki sorunlardan daha çok dış politikayla ilgilenmesinin teşvik edildiği de söylenebilir.

 

Dış politika ise aynı zamanda bir “düşman” algısı üretimi ile eşgüdümlüdür. Dış politika üzerinde odaklanan politik partiler dış düşman(lar)ı ve dostları aynı zamanda iç düşman ve dostları da tanımlamaktadır. Rusya’da söz konusu düşman algısı, tarihsel olarak çok güçlüdür ve özellikle eğitim sisteminde kurumsallaşmıştır.

 

Günümüzde Moskova’nın dış politikası büyük ölçüde Batı-karşıtı bir ilkeye dayanmaktadır. Moskova merkezli dış politikanın temel düsturu şöyle özetlenebilir: Hakikat, Batı’nın tekelinden çıkarılmalıdır. Batı olarak görülüp bugünkü düşman olarak algılanan “şey”in adının ise Anglo-Saksonlar, Avrupa Birliği, NATO, ABD olduğu, başka bir deyişle “liberalizm” merkezleri olduğu görülmektedir. Kremlin, dış politikada liberal Batı’yı düşman olarak konumlandırırken, bu tutumun bir uzantısı olarak iç politikada iktidar ve iktidara sadık muhalif partiler, 18 Eylül’deki Duma seçimine katılan liberal eğilimli özellikle Elma ve PARNAS partilerini dış uzantılı iç düşman olarak konumlandırmıştır.

 

Dış politika konusunda Birleşik Rusya ile neredeyse tümüyle uzlaşan LDPR’nin adındaki “liberal” ve “demokrat” sözcükleri soru işareti yaratabilir. Ancak LDPR partisinin adındaki “liberal” ve “demokrat”, Rusya’da “liberal ve demokrat oluşumların bastırılmadığı” sanısı yaratmak için sadece bir örtüdür. Dolayısıyla adına rağmen LDPR, liberalizmi ve demokrasiyi değil doğrudan muhafazakar Birleşik Rusya partisinin liberalizm ve demokrasi karşıtı politikasını gütmektedir. Ayrıca lideri Jirinovski’nin açıkça kullandığı faşizan söylemleri nedeniyle LDPR, faşist bir oluşum olarak tanımlanabilir (bu konuda bkz. Andreas Umland’ın çalışmaları).

 

Ayrıca Rusya Federasyonu’ndaki yerli Türk halkları tarafından zaman zaman dile getirilen ekonomi, hukuk ve politikada “biraz daha eşitlik” talepleri de Moskova tarafından genellikle düşmanca algılanıp olabildiğince bastırılmaktadır. Aynı doğrultuda Türkiye’nin Rusya Federasyonu’ndaki yerli Türklerle ilişki ve etkileşimleri de Moskova tarafından “düşmanca” konumlandırılmaktadır. Çünkü böyle bir kültürel ilişki ve etkileşimin artışı, Rusya'daki Türklerin Ruslaşmalarını engelleyecek güçlü bir etken olarak görülmektedir. Jirinovski’nin Rusya’daki yerli Türkleri “hayvanlara” benzeterek yaptığı aşağılayıcı sözleri bulunmaktadır. Buna göre Rusya’daki yerli Türkler, Ruslaşmadıkları ölçüde “hayvan olarak kalacaklar”dır.

 

2.   Karışık Seçim Sistemi, Seçim Barajı ve Tarihinin İşlevleri

18 Eylül 2016 tarihinde Rusya Federasyonu parlamentosunun alt kanadı Devlet Duması ve bölgesel parlamentoların neredeyse yarısında erken seçime gidildi. Bu yılki Duma seçimi, “karışık sistem” adı verilen bir uygulama ile gerçekleştirildi. Yaklaşık iki yıl önce 24 Şubat 2014 tarihinde Putin, 2016 yılında gerçekleştirilecek olan Devlet Duması seçimlerinin “karışık sistem” ile gerçekleştirileceğine ilişkin yasayı imzalamıştı. Buna göre 450 sandalyeli Duma’da koltukların yarısı partilere ayrıldı, diğer yarısı ise bireysel adaylar arasında bölündü. Böylece 225 sandalye, partilerin aldıkları oy oranına, diğer 225 sandalye de dar bölge sistemiyle en çok oy alan bireysel adaylara dağıtıldı.

 

Rusya Federasyonu’nda daha önce 1995 ile 2005 yılları arasında uygulanan karışık sistem, iktidar partisinin gücünü arttırmada işlevsel olmuştu. Bu yılki Duma seçimi için karışık sistemin yeniden getirilmesiyle birlikte diğer birkaç uygulamanın aşağıdaki temel işlevlerinden söz edilebilir:

 

1.   Karışık seçim sisteminin işlevi: Batı’nın uyguladığı yaptırımların Rusya’da yarattığı olumsuz etkiler nedeniyle iktidardaki Birleşik Rusya, halktaki popülerliğini bir ölçüde kaybetmişti. Kremlin’in hem iç hem dış düşman güçlere karşı gücünü yeniden toparlama ve arttırma isteği sonucunda yeniden getirilen karışık seçim sistemi, iktidardaki Birleşik Rusya’nın gücünü arttırmada işlevsel olmuş iken, muhalif partilerin etkisini azaltmıştır. Buna rağmen Birleşik Rusya’nın yerel bölgelerde diğer partilerden güçlü adaylar karşısında zorlandığı örnekler de oldu; dar bölge seçimlerinde özellikle yaklaşık 50 adayda zorlandığı yazılıp çizildi.

 

Birleşik Rusya partisi, popülerliğini kaybetme durumuyla karşı karşıya olduğu için bireysel adayların bireysel niteliklerine vurgu yapılmasına ve adayların partiyle bağlarının görünmez kılınmasına dayanan karışık seçim sisteminden güçlenmek için yararlandı.

 

Bir önceki Duma seçiminde, yani Aralık 2011’deki seçimde o kadar çok seçim hilesi kaydedilip somut olarak açığa çıkarılmıştı ki, yaklaşık 50,000 kişi Moskova’da seçim hilelerine karşı isyan etmişti. Kimi yorumcuların verdiği sayıya göre, Birleşik Rusya, 2011’de seçim hilesi yapmamış olsaydı %10 daha az oy alırdı. Ancak Birleşik Rusya, 2016’da da seçim hileleri nedeniyle seçim sonrasındaki protestoları göze alamazdı, çünkü hem Batı dünyasının uyguladığı yaptırımlar, hem de özellikle Ukrayna ve Suriye’deki askeri saldırıları nedeniyle, 2011’deki gibi birçok kentte patlak veren onbinlerce kişinin katıldığı protestolarla uğraşmaya güç ayırmak istemezdi. Putin’in, daha önceki yıllarda uygulanmış olan ve iktidar partisinin açıkça oy oranını arttıracak görünen karışık seçim sistemini imzaladığı söylenebilir. Böylece partiye sadık olan adayların bireysel olarak seçime girmesine izin verildi. Başka bir deyişle görünürde “bireysel ve bağımsız” olan ancak gerçekte Birleşik Rusya partisine sadık olan adaylar seçilebildi. Kaçınılmaz olan ve neredeyse her seçimde sistematik olarak uygulanan seçim hilelerine karşı, iktidar partisi kendini koruyordu, çünkü açığa çıkması durumunda seçim hilesi, Birleşik Rusya’yı değil sözde “bireysel bağımsız” adayı bağlıyordu.

 

2.   Seçim barajının indirilmesinin işlevi: Karışık sistem apaçık olarak iktidar partisi Birleşik Rusya’nın işine yarayacağı için, bu konudaki eleştirileri yumuşatmak ve/veya bertaraf etmek istediği için, Putin’in seçim barajını da %7’den %5’e indirdiği söylenebilir. Ancak seçim bloklarının kurulması yasaktır. Küçük muhalif partilere, seçim barajının düşürülmesi çok küçük bir ölçüde de olsa fırsat sağlarken, karışık seçim sisteminin getirilmesi ve seçim blokları yasağı barajın düşürülmesi ile ilgili söz konusu fırsatı geri almaktadır.

 

%3 ya da daha fazlası oy alan partiler ise, devletten seçim kampanyaları için mali yardım alabilecekti.

 

4 Eylül tarihli bir görüşmede, Kremlin’e bağlı Bütün-Rusya Kamuoyu Araştırma Merkezi’nin (BÜRKAM / VTSİOM / ВЦИОМ) genel müdürü Valeriy Fedorov, seçim öncesinde %5 barajını küçük partilerin aşamayacağını ancak aşan olsa bile Duma’da mutlak azınlıkta kalacağını ifade etmiş ve seçmenin de oyunun çok değerli olduğunu bunu bir boşluğa atmak istemeyeceği yorumunda bulunmuştu. Dolayısıyla BÜRKAM seçmene küçük partilere değil, büyük partilere oy vermesi çağrısında bulunmuş oldu.

 

Kremlin’e bağlı BÜRKAM, yeni partilerin barajı aşmasıyla ilgili olumsuz değerlendirmede bulunurken Kremlin’e muhalif Levada araştırma merkezi ise, yeni partilerle ilgili olumsuz değerlendirme yapmak yerine daha çok iktidardaki Birleşik Rusya partisiyle ilgili olumsuz değerlendirme yaparak iktidar partisinin düşen oyları üzerine vurgu yapmayı tercih etti.

 

3.   Seçim tarihinin işlevi: Bu yılki seçim tarihinin, 4 Aralık’tan 18 Eylül’e değiştirilmesinin de seçim sonucuna etkisi olmuştur. Rusya Federasyonu’nda 18 Eylül’de birçok seçmen, yurt içinde ya da dışında tatilde ve/veya tarlalarda ürünlerinin hasadını yapıyor oluyordu. Ayrıca bu tarihte henüz okullar da açılmıyordu, böylece öğrenciler seçim sonrasında olası protestolar için sokaklarda olmak yerine evlerinde ailelerinin yanında bulunacaktı. Böylece genç seçmen, akran ve arkadaş çevresinin etkisi yerine daha çok ailenin etkisi altında kalacaktı. Bu koşulların ise genç seçmeni, protesto etmek için gerekli ilişkiler ağından/ortamından şu ya da bu ölçüde uzaklaştırdığı söylenebilir.

 

4.   “Herkese karşı” seçeneğini kaldırmak: Daha önceki seçimlerde oy kağıtlarında “herkese karşı” (“protiv vseh”) seçeneği vardı, ama bu seçimde kaldırıldı. Bu seçimde bu seçeneğin kaldırılması, “herkese karşı”yı işaretleyecek seçmen sayısının yüksek olması öngörüldüğünden olabilir. Ayrıca seçime karşı Kırım’daki Tatar Türklerinin boykotunun ve Rusya’nın başka yerlerinde öngörülen seçim boykotlarının kayıtlı hale getirilmesi engellenmek istenmiş olabilir. Buna karşın internete seçim sonrası düşen bir görselde (bkz. 3.Görsel), bir seçmenin oy kağıdına kendi kalemiyle “herkese karşı” yazarak, seçimde “herkese karşı” seçeneğinin kaldırılmasına karşı çıktığını ve oyunu yine de “herkese karşı”ya verdiğini göstermektedir. Elbette bu seçmenin oyu geçersiz sayılacaktır.

 

3.Görsel: Eliyle oy kağıdına “HERKESE KARŞI” seçeneği ekleyip, eklediği seçeneği işaretleyen seçmene bir örnek (kaynak: görsele, internet üzerinden ulaşıldı, ancak kaynağın bağlantısı kaybedildi).

 

3. Seçim Yarışına Dahil Edilen Partiler

2011’deki Duma seçimi yarışına 7 parti dahil edilirken, bu yıl bu sayı iki katına çıktı ve toplam 14 partiye, Merkezi Seçim Komisyonu tarafından bu yılki Duma seçimine katılma izni verildi. Söz konusu partiler için seçim öncesi yeterli sayıda imza toplama zorunluluğu da getirilmedi. Aşağıda, seçime katılan partilerle ilgili kısa açıklama verilmektedir. Parti adlarının hemen yanında verilen ağ bağlantıları, partilerin internetteki resmi sayfalarıdır.

 

Duma’ya girebilenler:

1.     Birleşik Rusya (http://er.ru/): Milliyetçi ve sağ muhafazakardır. Parti, tek başına iktidar konumunu sürdürdü. “Putin’in partisi” olarak bilinmektedir.

 

2.     Rusya Federasyonu’nun Komünist Partisi (KPRF, Komünist Parti) (https://kprf.ru/): Komünist, milliyetçi ve Stalincidir. SSCB’nin dağılmasından beri lideri Gennadiy Zyuganov’un koltuğu bırakmadığı Komünist Parti'nin, değişim talepleri yüzünden bölünerek küçüldüğü söylenebilir. Zyuganov’a göre, ilk komünist İsa’dır, çünkü yoksulları korumuştur. Ayrıca Zyuganov’a göre komünizmin Ortodoks Hıristiyanlık ile çatışacak bir nedeni de yoktur. Bu görüşü nedeniyle “Ortodoks Hıristiyan Komünist” olarak eleştirilmiştir.

 

3.     Rusya’nın Liberal Demokrat Partisi (LDPR) (http://ldpr.ru): Yayılmacı, aşırı-sağ milliyetçi, faşist, panslavcı ve popülisttir. Şu ya da bu ölçüde Türkçe de bilen lideri Jirinovski, sıklıkla ve apaçık olarak Türk düşmanlığı içeren söylemler de kullanmaktadır. Partinin internet sayfasına, şu sıralar Türkiye’den girilemezken, İngiltere’den girilebilmektedir. Doktora tezini Jirinovski’nin partisi üzerine yazan Andreas Umland, bu yılki Duma seçimi sonucunu “Jirinovski’nin yeniden dirilişi” olarak yorumladı. Umland, LDPR’yi Rusya’nın hem en büyük hem de parlamentodaki tek faşist örgüt olarak tanımlamaktadır.

 

4.     Adil Rusya (http://www.spravedlivo.ru/): Sosyal demokrat olarak bilinmektedir. Birleşik Rusya partisine Duma’daki en muhalif parti olarak konumlandırılsa da yine de iktidarın sadık muhalifleri arasında yer aldığı söylenebilir.

 

Duma’ya ilk kez girebilenler:

5.     Vatan (http://www.rodina.ru/): Aşırı Rus milliyetçisi ve muhafazakardır. Partinin lideri, bireysel aday listesinden Duma’ya girdi.

 

6.     Yurttaş Platformu (http://ppgprf.ru/): Muhafazakar ve ekonomik olarak liberal görünümlüdür. Partinin lideri olan Başkurt Cumhuriyeti’nden Türk kökenli Rifat Şayhutdinov, bireysel aday listesinden Duma’ya girdi.

 

Duma’ya giremeyenler:

7.     PARNAS (Halkın Özgürlüğü Partisi) (https://parnasparty.ru/): Liberal-demokrat, Avrupa yanlısı ve komünizm karşıtıdır. Parti, ne seçim barajını aşıp Duma’ya girebildi ne de bireysel aday listesinden Duma’ya aday gönderebildi. Resmi lideri, eski başbakanlardan Mihail Kasyanov’dur. Partinin esas lideri, Avrupa’ya kaçan Rusya dışında yaşayan siyasi muhalif Hodorkovski’dir.

 

8.     Elma (http://www.yabloko.ru/): Toplumsal liberal-demokrat ve Avrupa yanlısıdır. Parti, ne seçim barajını aşıp Duma’ya girebildi ne de bireysel aday listesinden Duma’ya aday gönderebildi. Kentli liberal demokratların en köklü muhalif partisi Elma, 2011’deki seçimde de yaklaşık %3 oy alarak o yılki %7 barajının altında kalmıştı. 

 

9.     Rusya’nın Vatanseverleri (http://www.patriot-rus.ru/): Demokratik, sosyalist ve milliyetçidir. Parti, ne seçim barajını aşıp Duma’ya girebildi ne de bireysel aday listesinden Duma’ya aday gönderebildi.

 

10.  Rus Çevreci Partisi “Yeşiller” (http://greenparty.ru/): Çevrecidir ve merkez partidir. Parti, ne seçim barajını aşıp Duma’ya girebildi ne de bireysel aday listesinden Duma’ya aday gönderebildi.

 

11.  Büyüme Partisi (https://rost.ru/): Liberal muhafazakardır. Parti, ne seçim barajını aşıp Duma’ya girebildi ne de bireysel aday listesinden Duma’ya aday gönderebildi.

 

12.  Rusya’nın Komünistleri (http://komros.info/): Komünist, Marksist ve Leninisttir. Parti, ne seçim barajını aşıp Duma’ya girebildi ne de bireysel aday listesinden Duma’ya aday gönderebildi. Kimi yorumculara göre, Zyuganov’un lideri olduğu ve Duma’da ikinci büyük parti konumundaki Komünist Parti’nin güçlenmesine engel olmak için Putin, çeşitli stratejiler üretmektedir. Örneğin Putin’in Rusya’nın Komünistleri adlı partiyi Zyuganov’un Komünist Partisi’ne seçenek olarak ya da onu küçültmek ve komünistleri parçalamak için oluşturduğu yönünde iddialar ortaya atılmıştır. 18 Eylül’deki seçim öncesinde Zyuganov’un yardımcısı Valeriy Raşkin hakkında “üniversite diploması ve spor madalyası sahtekarlığı” yaptığı konusu gündeme getirildi. Raşkin sahtekarlık yapmadığı, ekonomi diploması ve spor madalyasının gerçek olduğuna ilişkin bir kanıt ya da belge ileri sürememişti. Raşkin’in diploma sahtekarlığını ortaya çıkarmaya çalışan görünürdeki eyleyici, Rusya’nın Komünistleri partisiydi.

 

13.  Adalet İçin Rus Emekliler Partisi (http://www.ppzs.ru/): Toplumsal muhafazakar eğilimdeki bu partinin varlığı, Rusya Federasyonu’nda yaşlı nüfusun oranının arttığını da göstermektedir. Parti, ne seçim barajını aşıp Duma’ya girebildi ne de bireysel aday listesinden Duma’ya aday gönderebildi.

 

14.  Yurttaşın Gücü (http://gr-sila.ru/): Liberal ve çevreci muhafazakardır. Parti, ne seçim barajını aşıp Duma’ya girebildi ne de bireysel aday listesinden Duma’ya aday gönderebildi.

 

Birleşik Rusya ve LDPR, dış politika ağırlıklı seçim propagandası yürütürken, Komünist Parti (KPRF) ve Adil Rusya ağırlıklı olarak iç politika ağırlıklı seçim propagandası yürütmüştür. Muhalefette görünen Komünist Parti, LDPR ve Adil Rusya’nın iktidar partisi Birleşik Rusya’ya sadık oldukları söylenebilir. Duma parlamentosunda iktidara sadık bir muhalefetten söz edilebilir.

 

22 Eylül’de Putin tarafından LDPR’nin faşist lideri Jirinovski, Atayurduna Hizmet Madalyası ile ödüllendirildi. Söz konusu madalyanın dereceleri de bulunmaktadır, Jirinovski’ye ikinci derecedeki yüksek onur madalyası takıldı.

 

Putin, artık diğer üç partinin desteğini aramaksızın anayasayı değiştirebilir. Kağıt üzerinde muhalefette görünen üç parti, birçok konuda, özellikle de dış siyasetle ilgili konularda Birleşik Rusya’yı onaylamaktadır. Bunlar “gerçek muhalefet”ten daha çok “sistemin muhalefeti” olarak bilinirler. Ama içeride Birleşik Rusya’nın rakipleridir ve bazen onu “yüksek sesle” eleştirirler. Örneğin Jirinovski, Duma seçimlerinde çalınan oylar için Birleşik Rusya’yı suçladı ve “senden nefret ediyorum” dedi. Ancak doğrudan Putin’i eleştirmekten hep sakınıyor.

 

Duma’ya ilk kez giren ve bireysel aday listelerinden sadece parti liderlerini Duma’ya gönderebilen, Vatan ve Yurttaş Platformu partilerinin de Putin’e sadık partiler olduğu görülmektedir.

 

Yurttaş Platformu’nun lideri Rifat Şayhutdinov, Başkurt Cumhuriyeti’nde aldığı oylarla Duma’ya girebilmiştir. Başkurt Cumhuriyeti, Rusya Federasyonu’ndaki federe Türk cumhuriyetlerinden biridir. Rusya Federasyonu’nda Rus kimliğinin tarihsel olarak kurumsallaşmış ezici varlığını bilenler, Türk cumhuriyetlerinden üstelik Türk kökenli birinin nasıl bir parti lideri olarak Duma’ya girebildiğini sorabilirler. Bunun en azından birbiriyle ilişkili şu iki nedenden kaynaklandığı söylenebilir: 1. Rusya Federasyonu’ndaki yerli Türklerin temsilinin olmayışı ile ilgili sorunların gündeme getirilişini bertaraf etmek için göz boyama stratejisi gütmek ve 2. Putin’e bağlı bir oluşum etrafında bunu gerçekleştirmek.

 

Kremlin, kendine “sadık Müslümanlar” inşa etmeyi sürdürdüğü gibi, kendisine “sadık Türkler” inşa etmenin koşullarını da sürekli yeniden üretmeye çabalamaktadır. Buna bir örnek vermek gerekirse:

 

2015’in sonlarında Başkurt Cumhuriyeti, Ankara merkezli Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı’ndaki (TÜRKSOY) gözlemci üyelikten ayrıldığını bildirdi. 24 Kasım 2015’te Türk jeti tarafından Rus bombardıman uçağının düşürülmesi sonrasında Rusya tarafından çıkarılan sorunlar silsilesinde, TÜRKSOY’da gözlemci konumunda bulunan Rusya Federasyonu’ndaki altı federe Türk cumhuriyetinden dördü, TÜRKSOY’dan Rusya’nın tarafını tutmak zorunda kalarak ayrıldı. Ancak Rusya’ya rağmen ayrılmayan cumhuriyetler, Tataristan ve Yakutistan (Saha) oldu. Ayrılmak zorunda kalanlar ise Başkurt, Tuva, Altay ve Hakasya federe cumhuriyetleridir.

 

Kremlin, Putin ve Birleşik Rusya üçlüsünün politikalarına karşı en muhalif olan politik oluşumlara bakılacak olursa, bunlardan birinin PARNAS partisinin olduğu söylenebilir. Örneğin bu yılki Duma seçiminde PARNAS’ın eyleme geçirdiği muhalif uygulamalarından biri, Kırım’da seçim sandığı açmaması oldu.

 

Resmi olarak olmasa da PARNAS’ın esas lideri, bugün İsviçre’de yaşayan Mihail Hodorkovski’dir. PARNAS’ın resmi liderliğini Mihail Kasyanov yaptı. Kasyanov, Putin’in başkanlığı döneminde bir keresinde başbakanlık yapmıştı. 2004’te Rusya’nın en zengin kişisi olarak bilinen Hodorkovski, 2006’da iflas eden dünyanın en büyük petrol şirketlerinden Yukos’un başkanıydı. Hodorkovski, devlet mülklerini özelleştirmeye çalışıyordu. 2003 yılında politikaya gireceğini açıkladıktan kısa bir süre sonra, vergi kaçakçılığı ve dolandırıcılıkla suçlanarak tutuklandı, suçlamaları reddetti ancak 14 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Uluslararası Af Örgütü vb. Batı merkezli örgütler, Hodorkovski’yi destekledi ve onu düşünce mahkumu olarak tanımladı. Batı’nın da desteği ile Hodorkovski, 2013 yılında serbest bırakıldı ve Rusya’dan Almanya’ya kaçtı. Şimdi eşi ve çocukları ile birlikte İsviçre’de yaşamaktadır.

 

2011 yılındaki Duma seçimine PARNAS’ın katılması Merkez Seçim Komisyonu tarafından reddedilmişti. Bu yıl ise, Duma seçimine katılmasına izin verilip verilmeyeceği tartışılmıştı ve izin çıktıktan sonra da kimileri buna oldukça şaşırmıştı. Ancak PARNAS’ın Duma’ya girişinin önüne tüm engeller kurulduktan sonra, bu yılki seçime katılmasına izin verildiği söylenebilir. Merkez Seçim Komisyonu tarafından PARNAS’ın Duma seçimine girmesine yönelik çıkarılan iznin, Kremlin’in muhaliflerine karşı özgürlükçü ve demokrat görünmek istemesi olduğu söylenebilir. Ayrıca Kremlin, PARNAS’ın önüne özellikle karışık seçim sistemi ile tüm engelleri koyduktan sonra, “yarıştı ve kendi kazanamadı” imgesi yaratmıştır.

 

Duma’ya giremeyen ancak 18 Eylül’deki seçime katılan partiler arasında PARNAS’ın doğrudan işbirliği kurduğu ve neredeyse aynı ideolojik duruşa sahip olduğu parti Elma’dır. Ancak birlikte bir blok oluşturamamışlardır, çünkü blok oluşturmaları yasaklandı. Elma ve PARNAS’ın işbirliği içinde bulunduğu araştırma merkezi, Levada’dır. Ancak Levada, seçimlerden önce “yabancı ajan” yasasına dayanılarak yabancı ajan olarak ilan edilmiştir. Rusya’da 2012’de yürürlüğe giren yabancı ajan yasasına göre, yabancı ajan olarak tanımlanan kuruluşların, seçim öncesi kamuoyu yoklamaları gibi politika kurumunu ilgilendiren açıklamalar yapmaları yasaklandı.

 

Kremlin’e gerçekten muhalif üstelik liberal muhalif olan Elma ve PARNAS partileri, Jirinovski’nin LDPR partisinin aksine gerçekten de liberal politikayı desteklemektedirler. Elma ve PARNAS partilerinin Duma’ya girememelerinin temel nedenlerinden biri ise "gerçekten liberal" olmalarıdır. Rusya’da yaygın başat söylemde “liberal olmak” “vatan haini olmak”la aynı anlama gelmektedir. Gerçek liberaller, Rusya’da başı ezilecek “tescilli düşmanlar” olarak tanımlanmaktadırlar.

 

Elma partisinin lideri Emiliya Edgardovna Slabunova, 14 parti lideri arasında 18 Eylül’deki Duma seçimine katılan tek kadın parti lideridir. Slabunova, Başkurt Cumhuriyeti’nde Ufa’da doğmuştur. Ancak Elma’nın seçim listesinde birinci sırada Slabunova değil, Grigori Yavlinski adlı bir erkek aday gösterilmiştir.

 

Seçime giren 14 partiden sadece iki parti, liderini birinci sırada göstermemiştir. Bunlardan biri yukarıda bahsedildiği gibi Elma iken, diğeri de Yeşiller partisidir.

 

Son yıllarda Putin’in gerçek muhalifleri ya ülke dışına kaçmak zorunda kaldı ya da ülke içinde büyük ölçüde etkisiz hale getirildi. Buna temel örneklerden biri olarak muhalif Boris Nemtsov’un Kremlin karşısında 27 Şubat 2015’te suikaste uğraması gösterilebilir. Nemtsov, 2012 yılından 2015’te öldürülene kadar PARNAS’ın eş başkanlarından biriydi. Nemtsov, Kremlin ve Putin’in Ukrayna politikasını eleştirerek Rusya’nın Ukrayna’nın doğusundaki ayrılıkçılara destek için nasıl silah yardımında bulunduğuna yönelik somut kanıtlar toplayıp yayınlamaya çalışıyordu.

 

Son Duma seçimine katılamayan muhalif partiler de vardı. Bunların en önemlilerinden biri, hem içeride hem dışarıda popüler muhalif ve aşırı Rus milliyetçisi Aleksey Navalni’nin İlerleme Partisi’ydi. Navalni, 18 Eylül’deki seçimin sonuçları açıklanınca Duma’ya giremeyen partilere yönelik olarak “siz kaybetmediniz, çünkü bu bir seçim değildi” demiştir. Navalni’nin muhalif eylemleri, esas olarak iç politikada yolsuzluklara karşı mücadele etmek olmasına rağmen, muhalefeti sadece iç politikayla sınırlı değildir, dış politika konusunda özellikle Ukrayna’ya yönelik saldırgan politika konusunda Kremlin’i eleştirmektedir. Navalni ve Hodorkovski’nin kendi aralarında kimi konularda (örneğin politik tutukluların hakları, rüşvet ve yolsuzluklar, seçim hileleri vs. konularında) işbirliği yaptıkları da görülmektedir. Navalni, öldürülmeden önce Nemtsov ile de işbirliği yapıyordu.

 

Burada Navalni’nin muhalifliğini somut olarak anlamak için onun aşırı Rus milliyetçisi olduğunu da vurgulamak gerekir. Navalni, 2007 yılında yayınladığı bir görsel-işitselde esmer Kafkasyalıları haşere ve böceklere benzeterek onlarla nasıl mücadele edilmesi gerektiğini anlatmaktadır. Navalni, sivrisineklerin sinek vuracağı ile, hamamböceklerinin terlik ile öldürülebileceğini ancak bunların daha büyükleri olan Kafkasyalıların ne sinek vuracağı ile ne de terlik ile öldürülebileceğini onların sinek ve hamamböceklerinden daha büyük olmaları dolayısıyla ancak silah ile öldürülebileceğini söylüyor ve nasıl öldürülebileceklerini de temsili olarak onlardan birini silahla öldürerek bir görsel-işitselde göstermektedir.

 

Bu yaklaşımı göz önüne alındığında, yazının başında verilen Navalni'nin tvitır hesabında ve internet sitesinde kullandığı "iyilik ve tarafsızlık arasındaki son savaş" simgesinde (bkz. metnin başında üst sağdaki görsel) boynu ezilip kırılan sadece Rusya'da yolsuzluk yapan iktidar değil, aynı zamanda Rus olmayan Kafkasyalılar, Orta Asyalılar, vs.'dir.

 

Ünlü Rus blogcu Varlamov, seçim öncesinde kendi blogunda Elma için oy kullanacağını açıkladı.

 

Seçim sonrasında Adil Rusya’nın lideri Sergey Mironov, Adil Rusya’nın geleneksel olarak Rusya’nın doğusunda, Sibirya ve Ural’da etkili olmadığını belirtmiştir.

 

4.Seçim Sonuçlarının Kısa Özeti

Bu yılki Devlet Duması seçiminin sonucuna göre başbakan Dmitriy Medvedev’in genel başkanı olduğu ancak “Putin’in partisi” olarak bilinen Birleşik Rusya %54,28, Komünist Parti %13,45, LDPR %13,24 ve Adil Rusya %6,22 oy aldı.

 

Bu yıl karışık sistemin uygulandığı seçim sonrasında Birleşik Rusya, Duma’da parti listelerine ayrılan 225 sandalyeden 140’ını, bireysel adaylara ayrılan 225 sandalyeden de 203’ünü alarak 343 sandalye (%76,22) ile tek başına anayasal çoğunluk da elde etti.

 

Gösterdikleri “sözde bireysel adaylar”la birlikte partilerin aldığı Duma’daki sandalyeler şöyledir: Komünist Parti 42 (%9,34), LDPR 39 (%8,67) ve Adil Rusya 23 (%5,11) sandalye almıştır.

 

Seçim barajını aşamayan ancak dar bölgeden bireysel adaylar ile Duma’ya giren Vatan %0,22 (1 sandalye) ve Yurttaş Platformu %0,22 (1 sandalye) oy aldı. Duma’ya %0,22 oy ile bir de bağımsız aday girmiştir.

 

Aşırı Rus milliyetçisi Vatan partisinin lideri, Moskova’nın güneybatısında yer alan Voronej Bölgesi’nden aldığı oy ile Duma’ya girerken, Yurttaş Platformu partisinin lideri de İdil ırmağı ile Ural dağları arasında kalan Başkurt Cumhuriyeti’nden aldığı oy ile Duma’ya girdi. Bu yıl Duma’ya giren altı partinin liderleri arasında sadece Yurttaş Platformu’nun 52 yaşındaki lideri Rifat Şayhutdinov, tek Rus olmayan liderdir.

 

5.Seçmenin Katılımı

Merkez Seçim Komisyonu’nun verilerine göre, ülke genelinde 109 milyon 737 bin kayıtlı seçmen için 95 binin üzerinde oy kullanma merkezi açıldı. Yurt dışında yaşayan 2 milyona yakın Rusyalı yurttaş için diplomatik temsilciliklerde 371 oy kullanma merkezi kuruldu. 2011’deki Duma seçiminde seçime katılım oranı yaklaşık %60 iken, bu yılki seçimde bu oran %47,88’e düşmüştür.

 

Büyük kentlere göre bakıldığında, Merkez Seçim Komisyonu, Moskova’da katılım oranının %20 iken, St.Petersburg’da söz konusu oranın %16,1’e indiğini belirtmektedir. En büyük bu iki kentteki katılım oranına bakıldığında, Rusya’da toplumsal-ekonomik olarak daha güçlü kesimlerin, oy kullanma davranışını daha az gösterdikleri görülmektedir.

 

4.Görsel: Rusya’da Duma seçimi, seçmen ve seçim alanlarındaki devlet arması.

 

5.Görsel: Rusya’da Duma seçimi, seçmen ve seçim alanlarındaki devlet arması.

 

6.Görsel: Rusya’da Duma seçimi, seçmen ve seçim alanlarındaki devlet arması.

 

7.Görsel: Rusya’da Duma seçimi, seçmen ve seçim alanlarındaki devlet arması.

 

Bu yılki Duma seçimine seçmenin katılım oranının, ülke genelinde ve büyük kentlerde düşük oluşunun aşağıdaki dört nedeninden söz edilebilir:

 

1.       Seçim tarihi: Seçim tarihinin yaz ayına denk gelmesi, seçmenin oy kullanma davranışını etkilemiştir. Özellikle büyük kentlerdeki zengin nüfusun tatil olanakları nedeniyle yurt dışı ya da içinde seçim sandıklarından uzakta bulunuyor oluşu, daha yoksul kesimlerin ise tarlada ya da yazlıklarında bulunuyor oluşu seçime düşük katılım oranını etkilemiştir.

 

2.     İstikrar isteği: Düşük katılım oranı, seçmenin şu ya da bu ölçüde istikrar isteğinin de göstergesi olabilir. Başka bir deyişle iktidardaki Birleşik Rusya partisinin, dolayısıyla Putin’in politika ve uygulamalarının devamını isteyen seçmen de seçime katılma gereksinimi duymamış olabilir. Çünkü seçimde oy kullanmamak en fazla iktidar partisi için işlevsel olacaktır.

 

3.     Umutsuzluk: Seçimde oy kullanmakla bir şeyin değiştirilebileceğine yönelik umudun olmayışı, bir kısım seçmenin sandıklara gitmeme davranışını açıklayabilir.

 

4.   Boykot: Kırım’da Tatar Türklerinin büyük çoğunluğu seçimi boykot ederek seçime katılmadı. Örneğin Krım’da nüfusunun %90’ından fazlası Kırım Tatarı olan bir bölgede katılım oranı sadece %9 olarak kaydedildi. Ancak anaakım Rus medyası, söz konusu boykotun varlığını ve etkisini görmezden gelip çarpıtarak yansıtmıştır.

 

İktidardaki ya da iktidara yakın çevreler, düşük katılım oranını meşrulaştırmak için, Batı Avrupa’daki seçimlerde seçmenin düşük katılım oranıyla Rusya’da bu yılki Duma seçimine düşük katılım oranını karşılaştırmışlardır. Böyle bir karşılaştırma ile seçime düşük katılımın, Rusya Federasyonu’nda “gelişmişliğin ve güçlenmenin” bir göstergesi olduğu vurgusu yapılmak istenmiştir.

 

Duma seçiminde 18 Eylül'de uzayda bulunan tek kozmonat Anatoliy İvanişin de oy kullandı.

 

Türkiye’de 1487 Rusyalı yurttaş oy kullandı. İllere göre: İstanbul ve Bursa’da 593, Antalya ve Alanya’da 486, Ankara’da 364 ve Trabzon’da 44 oy kullanıldı.

 

6. Seçimin Meşruiyeti

Bu yılki Duma seçimi seçim hileleri, seçim sonucunu tanımama çağrıları ve seçim boykotları açısından oldukça sorunlu olmuştur:

 

1.Seçim hileleri: Tvitırda bir kullanıcının sorduğu “madem Putin’in partisi, bu kadar çok oy alabiliyor, neden seçim hilesi yapma gereği duyuyor?” sorusu, seçim sürecinde ve sonrasında sorulan sorulardan biri oldu.

 

Rusya Federasyonu’nda yapılan seçimlerde seçim hileleri o ölçülere varmıştır ki bu konuda hileleri kaydeden ayrıca bir internet sitesi de açılmıştır. Site ilk önce, 4 Aralık 2011’de onbinlerce kişinin katıldığı kitlesel protestolara yol açan seçim hileleri sürecinde açılmıştır. Bu yılki Duma seçiminde 3,768 seçim hilesi kaydedilirken, 4 Aralık 2011’deki Duma seçiminde söz konusu hile sayısı 7,800 olarak kaydedilmiştir.

 

2011 yılındaki Duma seçimi sırasında sandıklar etrafında yapılan seçim hileleri nedeniyle onbinlerce kişi seçim sonrasındaki günlerde sokak protestolarına çıkmıştı. Ancak bu yılki Duma seçimi sürecinde de birçok seçim hilesi kaydedilmiş olmasına rağmen, seçim sonrası kitlesel sokak protestoları görülmedi. Seçim sandıkları etrafında kaydedilen hile ve yolsuzlukların neredeyse tamamının ise yine iktidardaki Birleşik Rusya partisinin yandaşları tarafından yapıldığı görülmektedir. Gözlemcilerin az olduğu bölgelerde seçim yolsuzlukları da arttı. Ancak özellikle ŞİO ve BDT ülkelerinden gelen gözlemciler, Batılı gözlemciler gibi seçim hilelerinden bahsetmediler. 

 

2011’de Merkez Seçim Komisyonu’nun başkanı Vladimir Çurov’du. Çurov, Kremlin’i eleştiren birçok kişi tarafından 2011’deki Duma seçimini manipüle etmekle suçlanıyordu. Bu yılki Duma seçimi sürecinde Merkez Seçim Komisyonu’nun başkanı olarak görev alması için Çurov’un yerine Ella Pamfilova atandı. Putin tarafından atanan Pamfilova, bir hukukçu ve insan hakları eylemcisi olarak çalışmalar yapmıştır. 2011’deki seçim hileleri nedeniyle adı yolsuzluğa karışan Çurov’un yerine, Merkez Seçim Komisyonu’na “saygınlık kazandırmak” amacıyla insan hakları alanında çalışmış Pamfilova’nın özellikle seçilerek atandığı söylenebilir. Pamfilova’nın liberal eğilimli olduğunu yazanlar da vardır. Toplumsal cinsiyet açısından bakıldığında ise, bir erkek başkan yerine bir kadın başkanın görev yapmasının ayrıca bir “yumuşak güç” işlevinden söz edilebilir.

 

Pamfilova, 1993’te kurulan Merkez Seçim Komisyonu’nun beşinci başkanıdır. Komisyonun daha önceki başkanları, göreve getirilmeden önceki ağırlıklı işleri devlet adamlığı ve diplomatik görevlerdi.

 

Aşırı Rus milliyetçisi Navalni, bu yılki seçimde 12 milyon sahte oy olduğunu söyledi ve Pamfilova’nın istifasını istedi. PARNAS ve Elma partileri gibi liberal oluşumlar etrafındaki muhalifler de Pamfilova’nın istifasını isteyenler arasında yer aldı. Faşizan söylem kullanan Jirinovski, seçim sonrasında bir yerde Birleşik Rusya partisi için çıkan oyların, orada kayıtlı olan seçmen sayısından fazla olduğunu söyleyip isyan etti. Bütün bunlara rağmen Pamfilova, aşırı bir sahtekarlık olmadığı açıklaması yaptı.

 

2.Seçim sonuçlarını kısmen ya da tümden tanımama: Bu yılki Duma seçiminin sonuçları, sandıklar etrafındaki belgelendirilmiş hileler nedeniyle kuşkulu iken, diğer yandan seçim sonuçlarının bir kısmını hile dışındaki gerekçelerle de tanımayanlar bulunmaktadır. Bu ise doğrudan Kırım’da yapılan Duma seçimi ile ilgilidir.

 

Türkiye, Ukrayna, Japonya, ABD de dahil olmak üzere birçok devlet, Kırım’da bu yıl ilk kez yapılan Devlet Duması seçimini tanımadı. Ayrıca Batılı birçok ülke, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) ve Avrupa Hukuk Yoluyla Demokrasi Komisyonu (daha çok bilinen adıyla Venedik Komisyonu) da işgal edilen yarımadadaki seçimleri gözlemlemeyi reddetti ve Kırım’a gözlemci göndermedi. Çünkü bu ülkelere göre, Kırım Ukrayna’nın bir parçasıdır, Rusya’nın değil.

 

20 Eylül tarihinde Ukrayna Parlamentosu ise daha da ileri giderek, 19 Eylül’de Halk Cephesi (Narodnıy Front) tarafından sunulan “7. Devlet Duması seçimlerini ve sonuçlarını tanımama” yönündeki tasarısını kabul etti. Tasarının kabul edilmesinin nedeni, Devlet Duması seçimlerinin Rusya tarafından referandum oyunuyla işgal edilen Kırım’da da düzenlenmesidir.

 

Ukrayna’nın başkenti Kiev’de faaliyetlerini sürdüren Kırım Özerk Cumhuriyeti Savcılığı, Rusya’nın, Ukrayna’nın işgal edilen bölgesi olan Kırım’da parlamento seçimi gerçekleştirmesi ile ilgili dava açtı. Savcılık, davayı Ukrayna Ceza Kanunu’nun 110. Maddesi 2. Fıkrası’na göre açmıştır. Ayrıca Ukrayna, Rusya’nın Ukrayna toprağında düzenlediği seçimleri kınayarak, Kırım’ın işgalini tanımama politikasını sürdüren ülkelerin Kırım'daki seçimlerin de sonuçlarını tanımamaları çağrısını tekrarladı.

 

Rusya Merkez Seçim Komisyonu’nun yayınladığı bilgiye göre, işgal altındaki Kırım’dan Duma’ya parti listelerinden Kırım’ın sözde Başbakan Yardımcıları Mihail Şeremet ve Ruslan Balbek ve Kırım’ın sözde savcısı Natalya Poklonskaya girdi. Bunun dışında Kırım’dan dört bağımsız aday (Andrey Kozenko, Konstantin Baharev, Svetlana Savçenko ve Dmitriy Belik) Duma’ya milletvekili olarak girdi. Kırım’daki sözde seçim sandıklarından 7 milletvekili Duma’da sandalye kazanmış oldu. Böylece Duma’daki 450 milletvekilinden, söz konusu 7 milletvekilinin Türkiye’nin de dahil olduğu birçok ülke tarafından tanınmadığını söylemek gerekir.

 

3.Seçim boykotları: Kırım’da Tatar Türkleri, Kırım Tatar Milli Meclisi’nin (KTMM) çağrısı üzerine %90 oranında seçimi boykot etti. KTMM Kırım’daki Tatar Türklerinin en örgütlü kuruluşuydu ve Rus politik otoritesinin politik şiddetine karşı en büyük direnci gösteren oluşumdu. Ancak KTMM, tam da bu direnci nedeniyle 2014 tarihinde Kırım’ın Rusya tarafından işgalinden sonra, yarımadada yasaklandı, ayrıca liderleri de Kırım’dan kovuldu ve girişleri beş yıl süreyle yasaklandı, Tatar Türkleri nüfusu üzerinde kapsamlı politik şiddet uygulandı ve uygulanmayı sürdürüyor. Kırım’da KTMM zorla kapatıldıktan sonra, Kiev’e taşındı. Bu yılki Duma seçimini Kırım’daki yerli Tatar Türklerinin neredeyse tamamının boykot edişi, Duma seçiminin meşruiyeti üzerine düşen en büyük gölgedir, aynı zamanda söz konusu hiçbir şiddet içermeyen boykot, Rus politik şiddetine karşı tüm olanaksızlık ve baskılara rağmen gösterilen bir direniştir.

 

Seçim sırasında çıkarılan şiddet olaylarından biri, Rusya karşıtı Ukraynalı aşırı milliyetçiler tarafından Kiev’de seçimin yapılmasına engel olunmak istenmesiydi. Kiev’de Rusya Büyükelçiliği’nde açılan seçim sandıklarında oy kullanılmasını engellemek için oy kullananlara karşı ve büyükelçilik binasına yönelik olarak fiziksel saldırılarda (yaralamayı da içeren) bulunuldu.

 

Bu yılki Duma seçimiyle ilgili bir başka boykot çağrısı da Rusya Federasyonu’nun Yerli Halkları Birliği tarafından yapıldı. Söz konusu Birlik, Rusya’da nüfusun %20’si Rus olmayanlardan oluşmasına rağmen, Duma seçimine katılan partilerin Rus olmayanların haklarını görmezden geldiğini ve bu konudaki rahatsızlıklarını dile getirmiştir. Bu nedenle Rus olmayan yerli halkların Duma seçimine katılan 14 partiden hiçbiri için oy kullanmayacaklarını ve sadece bireysel aday listelerindeki kendi yerli insanlarını destekleyeceklerini bildirmişlerdir.

 

Rusya Federasyonu’nun Yerli Halkları Birliği’nin seçimi boykot için bir başka önerisi de, 18 Eylül’deki Duma seçiminde “herkese karşı (protiv vseh)” seçeneği kaldırıldığı için parti listelerinden gösterilen tüm adaylara karşı oy kullanmak için listedeki 14 partinin her birini işaretleyerek seçim pusulasının geçersiz kılınması biçimindeydi.

 

Seçimle ilgili durumsal olarak boykot çağrılarından biri de Navalni tarafından yapıldı. Navalni, lideri olduğu İlerleme Partisi’nin 18 Eylül’deki seçime katılmasının hukuksuz bir biçimde engellenerek Duma seçimine katılamadığını belirtmiştir. Navalni, Birleşik Rusya partisinin dışında Duma’daki partileri “sistemin muhalifleri” olarak adlandırmıştır. Ayrıca kendi partisinin seçime katılması engellenen Navalni, PARNAS ve Elma partileriyle müttefik olduğunu söylemiştir. Ayrıca Komünist Parti ve Adil Rusya partilerinin bireysel listelerinde de değerli adaylar olduğunu söyledi. Kendi taraftarlarına da kendi bölgelerindeki uygun adaylar için oy vermelerini, ancak adaylar arasında değerli aday olmadığı durumda, seçimi boykot etmelerini önerdi. Dolayısıyla Navalni, İlerleme Partisi yandaşlarına PARNAS ve Elma partisi için, ayrıca Komünist Parti ve Adil Rusya partileri için ise adaylara göre oy kullanmalarını salık vermiş oldu.

 

Ancak Navalni, seçim sonrasında PARNAS ve Elma partilerinin seçim barajını aşamamalarının nedeni olarak seçmenin düşük katılım oranını suçlayarak dile getirmesine karşılık, Navalni, öldürülen muhalif Boris Nemtsov’un kızıyla DW-Rusça gazetesinde yaptığı bir görüşmede “PARNAS ve Elma, kendilerini suçlasınlar, düşük katılım oranını değil” demiştir.

 

8.Görsel: Seçim hileleri çevrimiçi ortamlarda da kaydedilip paylaşıldı. İlya Novikov tvitır hesabında paylaştığı bu resimde, Birleşik Rusya partisinin seçim hilesini göstermektedir ve 80 seçim bülteninde Birleşik Rusya partisinin zaten işaretli olduğunu bildirmiştir.

 

7. Muhaliflerin Durumu

Günümüzde Rusya Federasyonu’nda temel belirleyici eyleyici Putin ve çalışma takımının, sadece iktidar partisi Birleşik Rusya’yı değil, aynı zamanda muhalefeti de büyük ölçüde denetleyerek biçimlendirdiği söylenebilir.

 

Medya, neredeyse tamamen Kremlin’deki temel eyleyicilerin denetimindedir. Ayrıca “Rus kimliği”nin inşası da, büyük ölçüde Kremlin’in denetimindedir. “Rus kimliği” ya da “Rusluk” adı altında Ortodoks Hıristiyan ve vurgulu bir biçimde eşcinsel karşıtı muhafazakar değerler yayılmaktadır. Günümüzde Kremlin’in muhafazakar politikası tarafından inşa edilen Rus kimliğinin, en belirleyici ögelerinden biri eşcinsel karşıtlığıdır. Birkaç yıl önce Rusya’da yetişkin olmayanlara yönelik eşcinsel propaganda malzemelerini yasaklayan bir kanun tasarısı onaylanmıştı. Ayrıca Rusya’da eşcinselleri, hasta olarak kabul eden bir süreç nedeniyle, eşcinsellere kadın ya da erkek olmak için tıbbi tedavilerine yardımcı bağış kampanyaları açılmıştır. Rusya’daki Batı karşıtlığı, kimlik inşasında “eşcinsel karşıtı Ortodoks Hıristiyan Rus kimliği” olarak ortaya çıkmaktadır.

 

Rus kimliği ve Ortodoks Hıristiyanlık dışında, Rusya Federasyonu’nda Müslüman olan nüfusa yönelik olarak da politikalar uygulanmaktadır. Rusya’da İslam inancının görünürlüğünün kaba güç ve/veya yumuşak güç ile bastırılamaz bir biçimde artması, Kremlin’i “Rus İslamı” geliştirme stratejisine yöneltmiştir. Başlangıç olarak esas amaç, Müslüman inancına sahip kişileri Ruslaştırmak ve Kremlin’e bağlı ve sadık kalmalarını sağlamak olarak ortaya konduğu görülmektedir. Örneğin iktidarın yandaşları tarafından, Rusya’da camilerin dilinin Rusça olmasına vurgu yapıldığı görülmektedir. Kremlin tarafından “Rus İslamı” oluşturma projesinin, aynı zamanda “Amerikan İslamı” projesine karşı da geliştirildiği söylenebilir.

 

Rusya Federasyonu’nda yaklaşık 30 milyon Müslümanın bulunduğu, bu nüfusun yaklaşık %90’ının da Sünni mezhebinden olduğunu belirtmek gerekir. Bu mezhepsel durumun da “Rus İslamı” projesinin icat edilişini etkilediği söylenebilir. Çünkü “Amerikan İslamı” projesinin de temel mezhepsel hedeflerinden biri Sünni mezhebidir.

 

Rusya Federasyonu’ndaki yerli Türk nüfusun varlığı da Kremlin için sorundur. “Rus İslamı” gibi “Rus Türkü” projeleri geliştirilip son derece baskıcı ve etkili bir biçimde uygulanmaya çalışılmaktadır.

 

Bu kültürel ve politik bağlamda, Rusya Federasyonu’nda Kremlin tarafından başka bir deyişle iktidar partisi tarafından muhalif seslere yönelik olarak aşağıdaki uygulamaların gerçekleştirildiği söylenebilir:

 

1.     Kapsayarak sisteme uyumunu arttırma: Muhalifler, kimi durumlarda sistem tarafından kapsanmaktadır. Örneğin bir zamanlar Putin’i eleştiren Pamfilova’nın Merkez Seçim Komisyonu’na getirilmesi gibi.

 

2.     Dışlayarak diğerlerine de gözdağı vermek: Buna bir örnek olarak İlya Ponomaryov’un milletvekilliği yetkisinin elinden alınması gösterilebilir. Görsel-işitselin 0:43.cü saniyesinde iki yıl önce Duma’da Kırım’ın Rusya tarafından işgali ile ilgili yapılan oylama sonuçları gösteriliyor. Duma’da 443 adet “evet işgal edilsin” oyuna karşı İlya Ponovaryov'un 1 adet “hayır işgal edilmesin” oyu bulunmaktadır. Ponomaryov, “Ukrayna ve Rusya arasındaki Slav Kardeşliği'ne zarar vereceği gerekçesiyle Kırım'ın işgaline karşı çıktığı”nı bildirmiştir. Görsel-işitsele iliştirilmiş şarkı, SSCB döneminde ünlü Rus besteci, şarkıcı ve oyuncu Vladimir Visotskiy’in söylediği “Ateş Etmeyen Kişi (который не стрелял)” adlı şarkıdır.

 

3.     “Yabancı ajan” olarak damgalayarak güven kaybına uğratma ya da en azından kuşku uyandırma: Muhalifler, kimi durumlarda "yabancı ajan" olarak dışlanmaktadır. Örneğin Kremlin’e muhalif Levada araştırma merkezinin yabancı ajan olarak damgalanması gibi. Levada, bu yıl Ağustos ayında yaptığı bir kamuoyu yoklamasına dayanarak, “seçim, yoklamanın yapıldığı hafta yapılmış olsaydı Birleşik Rusya partisi %31 oy alacaktı” biçiminde bir açıklamada bulunmuştu. Bunun üzerine Levada araştırma merkezi, “yabancı ajan” olarak ilan edildi. Rusya’da 2012’de kabul edilen “yabancı ajan” yasasına göre, kamuoyu yoklaması yapmak gibi politik etkinlikte bulunan kuruluşlar, eğer dış mali destek alırlarsa yasaklanabilirlerdi. Ancak Levada’nın yetkilileri, Birleşik Rusya partisiyle ilgili Ağustos’ta yaptıkları söz konusu araştırma sonucunu yayınladıktan sonra “yabancı ajan” olarak damgalandıklarını belirttiler. Levada’nın “yabancı ajan” konumuna yerleştirilmesi, onu Eylül ayında yapacağı seçim öncesi kamuoyu yoklamasından alıkoydu.

 

4.     Öldürme: Muhalifler, kimi durumlarda tümüyle bertaraf edilerek susturulmaktadır. Örneğin Putin’in liberal muhalifi Boris Nemtsov’un Kremlin karşısında arkadaşıyla yürürken öldürülmesi gibi (bkz. 9.Görsel).

 

5.     Etkisizleştirme: Muhalifler, kimi durumlarda kendileri için açılan alana çekilerek etkisizleştirilmeye çalışılmaktadır. Örneğin Avrupa’ya kaçan “sürgündeki muhalif” Hodorkovski’nin partisi sayılan PARNAS’ın bu yılki Duma seçimine katılmasına izin verilmesi gibi. Bu gibi durumlarda, muhaliflere zaten kazanamayacakları koşullar altındaki bir alanda oynamalarına izin verilmektedir. Birkaç gün önce Putin’e muhalif ve PARNAS’ın liderlerinden bir diğeri İlya Yaşin, Birleşik Rusya - Suçlu Rusya adlı kitabını tanıttı. Yaşin, kitapta iktidarda bulunan Birleşik Rusya partisinin yaptığı yolsuzlukları belgelendirmektedir. Bu kitabın Boris Nemtsov’un öldürülmeden önce yayınlayacağını söylediği belgeleri içerdiği yazıldı. Yaşin, kitabını tanıttıktan iki gün sonra Moskova'da sokakta seçim öncesi yaptığı bir konuşma sırasında polis tarafından tutuklandı.

 

6.     Kendi muhalifini üretme: Gerçek muhalifleri, çeşitli yol ve yöntemlerle etkisizleştirerek Kremlin kendine “sadık muhalifler” ya da başka bir deyişle “göstermelik muhalifler” üretmektedir. Örneğin gerçek liberalleri bertaraf ederek, göstermelik liberaller inşa etmesi gibi, aynı zamanda göstermelik Müslümanlar, göstermelik Türkler üretmesi gibi.

 

7.     İktidar dışı görünen muhalifler aracılığıyla etkisizleştirmeye çalışmak: Böyle bir uygulama PARNAS’a yönelik olarak Yurttaş Platformu partisi tarafından yapıldı. PARNAS’ın lideri Mihail Kasyanov, köktenci bir kişiliğe sahip olduğu, kin ve düşmanlık ürettiği ve anayasal düzeni zorla devirmeye çağırdığı gerekçesiyle bu yılki Duma seçimine katılmaması için Yurttaşlar Platformu partisi tarafından mahkemeye verildi. Ancak mahkeme, Merkez Seçim Komisyonu’nda kaydı yapılmış olan partilerin seçime girmesinde bir engel olmadığı yanıtını verdi.

 

Muhaliflerin, iktidara karşı eylemlerinin aşağıdaki üç mesele etrafında döndüğü söylenebilir:

1.     Rusya’daki yolsuzluklar

2.     Ukrayna’ya yönelik saldırgan politika

3.     Muhalif seslerin susturulması

4.     Rus olmayan nüfusa yönelik ayrımcılık ve dışlamalar

 

Navalni, iç yolsuzluklarla mücadele konusunda, ayrıca Ukrayna’ya yönelik saldırgan politika ve muhalif seslere yönelik politik şiddete karşı, dolayısıyla yukarıda sıralanan ilk üç mesele konusunda Rusya’da mücadele eden en tanınmış muhaliftir. Navalni, kendisinin İlerleme Partisi ve PARNAS ile Elma partilerinin desteği ile Yolsuzlukla Mücadele Fonu kurmuştur. Fon, özellikle iktidardaki Birleşik Rusya partisiyle ilişkili kişi ve çevrelerin yaptığı yolsuzlukları kamuoyu önünde açığa vurmaktadır.

 

Navalni’nin ve Yolsuzlukla Mücadele Fonu’nun amaçlarından biri, Rusya’nın hariç tutarak onaylamadığı, Birleşmiş Milletler Yolsuzlukla Mücadele Sözleşmesi’nin 20. Maddesi'ni imzalayarak Sözleşme’yi tamamen kabul etmesidir. BM Sözleşmesi’nin 20. Maddesi, yasadışı zenginleşmeye ilişkin cezai yaptırım uygulanmasını sağlamaktadır.

 

Rusya Federasyonu’nda ne iç muhalifler (Navalni, Elma ve PARNAS partileri gibi), ne de ülke dışındaki muhalifler (Kasparov ve Hodorkovski gibi) kadar seslerini duyuramasalar da yine de bir muhalefet daha bulunmaktadır. Bu “sessiz muhalefet”, Rus olmayanların muhalefetidir ve kendilerine yönelik Rusya’da uygulanan ayrımcılıklara karşı mücadeleden oluşmaktadır. Bu sessiz muhalifler, ne içerideki ne dışarıdaki milliyetçi ya da liberal ünlü Rus muhaliflerden pek destek alamamaktadırlar. Bu yöndeki muhalefetlerden biri, Tataristan’da “İdil ve Halk Karşı” adlı bir grup tarafından, seçim öncesinde Birleşik Rusya partisine karşı boykot çağrısında görülmektedir. Rus olmayan muhalifler (çoğu yerli Türklerden oluşmaktadır), 18 Eylül’de Birleşik Rusya’yı ve onun aday gösterdiği kişileri boykot etmeye çağırmıştır.

 

9.Görsel: İktidarın muhaliflerinden Boris Nemtsov’un öldürüldüğü köprü ve Nemtsov’un anısına bırakılan çiçekler, yazılar vs. Resmin sağında görülen gözlüklü, mavi paltolu ve şapkalı kişiyle köprüden geçerken biraz sohbet etmiştim. Köprünün adını “Nemtsov Köprüsü” olarak değiştirilmesini talep ettiklerini ve Nemtsov suikastı için adalet istediklerini söylemişti. Görsel, Ekim 2015 tarihinde yazar tarafından çekildi (kaynak: yazarın özel arşivi).

 

Sonuç ve Tartışma

Sonuç olarak Rusya’nın iç ve dış politikası açısından bu yılki Duma seçimiyle ilgili olarak aşağıdaki değişkenlerin öneminden söz edilebilir:

 

1.     Rusya Federasyonu’nda ilk kez Kırım’da Duma seçimi yapıldı. Kırım’daki Duma seçimini ve sonuçlarını tanıyan ülkeler de var (örneğin ŞİO ve BDT üyesi ülkeler), aynı zamanda tanımayan ülkeler de var (örneğin Türkiye, Japonya, AB, ABD gibi).

 

2.     Ukrayna bu yılki Duma seçimini tümüyle tanımadığını belirten yasayı onayladı.

 

3.     Seçmenin düşük katılım oranı dikkat çekiciydi. Bu oranı, Rusya karşıtı ülkeler “seçmenin seçimle bir şey değiştirebileceğine yönelik umutsuzluğu” olarak yorumlarken, Kremlin merkezli bakış açısı “seçmenin istikrar isteği” olarak yorumladı.

 

4.     Seçim hileleri, Rusya karşıtlarının ve Putin’in politikalarına muhaliflerin en sık üzerinde durduğu mesele oldu. Ancak bu yıl apaçık belgelendirilen seçim hileleri, bir önceki seçimde olduğu gibi kitlesel kalkışmalara yol açmadı. Bunun en temel nedenlerinden biri olarak, son dönemde Rusya’daki seçmende dış düşman algısının artışı/arttırılışı olduğu söylenebilir. 2013’ten sonra Rusya’nın “Ukrayna’nın Batı ile ilişkileri” üzerine saldırısının artması sonrası, Rusya’ya karşı yaptırımların uygulanması ve “dış düşman”ın görünürlüğünü arttırması, “iç düşman”ı Rusyalı seçmen açısından bir ölçüde unutturmuş ya da daha az savaşılacak bir konuma yerleştirmiş olabilir.  

 

5.     Putin karşıtı liberaller (Hodorkovski, PARNAS, Elma) ile Putin karşıtı aşırı Rus milliyetçileri (Navalni) arasında bir kez daha işbirliği yapıldı.

 

6.     Yerli Türklerin varlığı, küçük bir ölçüde de olsa iki açıdan görünür oldu: Kremlin tarafından görünür olmalarına izin verilen görünüm (buna en önemli örnek Yurttaş Platformu partisinin Başkurt lideri) ve diğer yandan sistem karşıtı yerli halkın seçim karşıtı boykotları (buna en önemli örnek Kırım’daki Tatar Türklerinin seçim boykotu, Tataristan’da partilerin önerdiği adaylara karşı boykot çağrıları, vs.).  

 

7.     Bu seçim, 2018 yılında gerçekleştirilecek Başkanlık seçiminin ön aşaması olarak da algılanmaktadır. 18 Eylül’deki seçimi 2018’deki başkanlık seçimiyle en fazla ilişkilendiren iktidardaki Birleşik Rusya partisi oldu. Resmi liderinin Medvedev olduğu iktidardaki Birleşik Rusya partisinin seçim sloganlarından biri “Başkanın partisine oy ver” biçimindeydi. 18 Eylül’de Duma seçimi sonucunda iktidardaki Birleşik Rusya partisinin (bireysel adaylarla birlikte) %80’e yaklaşan mutlak çoğunlukla kazanması ile Putin, rakipsiz güce sahip bir imge çizmiştir. Elbette bu mutlak zaferde seçim hileleri, muhaliflerin etkisizleştirilmesi, seçim öncesi seçimle ilgili yeni yasal düzenlemeler vb. gibi etkenlerin payı göz ardı edilemeyecek kadar büyüktür. 2018’deki Başkanlık seçiminde Putin, aday olup olmayacağını henüz açıklamadı. Başkanlık seçimi için olası adaylardan biri, hatta Putin’den sonra gelecek ad olarak Vyaçeslav Volodin’i gösterenler vardır. Volodin, bu yılki seçim sonrasında Duma Başkanı/Sözcüsü olarak atandı. Volodin, şu an Rusya’daki “rejimin mimarı” olarak da adlandırılmaktadır. Volodin, bu yılki Duma seçimini yöneterek iktidar partisi lehine kazandıran ve 2011’deki seçim sonrası seçim hileleri nedeniyle patlak veren kitlesel protestoları “temizleyen” kişi olarak gösterilmektedir. Başkanlık için adaylığını açıklaması beklenen PARNAS’ın resmi lideri Kasyanov, Duma seçimi sonrasında 2018’deki Başkanlık için aday olmayacağını söyledi. Duma seçiminden yaklaşık iki ay sonra aşırı Rus milliyetçisi Navalni, 2018’deki Başkanlık için adaylığını medyada bildirdi. 2018’deki Başkanlık için şu anda adaylığını açıklayan sadece Navalni bulunmaktadır. Navalni, bu yıl Duma’ya giremeyen partiler için “siz kaybetmediniz, çünkü bu bir seçim değildi” demişti. Navalni, 2018’deki seçim için aday olduğuna göre, bu yılki Duma seçiminden farklı olarak 2018’dekinin bir seçim olacağını mı düşünüyor? Yoksa bu ifadeler, örtük olarak oynanan oyunun bilinçsiz ve tutarsız bir biçimde kendini dışa vurması mıdır? 

 

Putin ulusal güvenlik başta olmak üzere Rusya’nın çıkarları için çalışmak vurgusunu sürekli yapmaktadır. Putin, gücünü korumak ve toplumsal yapıyı bütünleştirmek için hem Çarlık, hem İmparatorluk, hem de Sovyet döneminin simge, imge ve yöntemlerinden yararlanmaktadır. Dolayısıyla, Rusya Federasyonu vatandaşlarına tarihsel bütünsel bir bellek aktarımı, aynı zamanda komünizm karşıtlarına da komünistler için de kapsayıcı söylem geliştirmekte, geleceği günümüze, günümüzü geçmişe, geçmişi geleceğe bağlama uğraşısı sergilemektedir. Ayrıca tarihsel ve kültürel olarak mevcut kapsayıcılığın yetmediği durumlarda, yeni oluşumlar için yeni kapsayıcı stratejiler üretme çabası da görülmektedir. Bu konuda en yeni kapsayıcı strateji olarak, Rus Ortodoks Kilisesi’nin ahlaki olarak nüfuz edemediği Müslüman nüfus için “Rus İslamı” projesini uygulamaya geçirmiş oluşu gösterilebilir.

 

Rusya’da insan hakları alanındaki en büyük sorunlardan birinin Rus olmayanlara karşı uygulanan ve politik şiddetten sokak şiddetine kadar varan bastırmalar olduğu söylenebilir. Rusya’daki Kafkasyalılara ve Orta Asyalılara olduğu gibi Rusya içindeki yerli halklara karşı da aynı uygulamalar politik alandan hukuk alanına, hukuktan gündelik yaşama kadar görülebilmektedir.



Rusya Federasyonu'nda Rus olmayanlar üzerindeki baskıcı uygulamalar konusunda, iktidarın (Birleşik Rusya, Putin ve Kremlin), iktidar dışındaki partilerin (Jirinovski'nin LDPR partisi, Zyuganov'un Komünist Parti'si) ve muhalefetin (aşırı Rus milliyetçileri ve Avrupa yanlısı liberaller) uzlaştığı ve ortak zemine sahip olduğu söylenebilir.

 

Yakın gelecekteki daha da vahim durumlardan biri de, 2018’de Başkanlık için “yarışacak” olan ve Putin’in içerideki en temel muhalifi olan Navalni’nin de Rus olmayanlara karşı aynı dışlayıcı ve ezici zihniyeti, paylaşıyor oluşudur.

 

Jirinovski seçimden sonra Rusya’nın üç partili sisteme gereksinim duyduğunu söyledi. Putin ise, böyle bir sisteme “olabilir ama düşünmek gerekir” diye yanıt verdi. Ayrıca Jirinovski, üçlü sistemin bir Rus geleneği olduğunu da şöyle anımsattı: “Üç kahraman, düz gidiyor, daha sonra sağa ve sola. Düz: Kremlin’dir, sağ: LDPR ve sol da sosyal-demokratlar”. Jirinovski’nin atıfta bulunduğu üçlü gelenek aynı zamanda Kruşçev zamanında özellikle pahalılaşan vodka şişesini satın almak için üç kişinin bir araya gelip birer ruble koyması (o sırada bir vodka şişesi, ortalama üç rubledir) olarak da bilinmektedir.

 

Ancak Batı medyası bunu, Jirinovski gibi “üç partili sistem” değil, “tek partili sistem” olarak yorumladı. Ayrıca Batı medyası, bu yıl da Duma seçimiyle ilgili neredeyse her şeyi dalga ve alay konusu yapmıştır. Türk medyası ise bu yıl da Duma seçimiyle Batı medyası kadar ilgilenmemiştir.

 

Sonuç olarak Moskova açısından bakıldığında, Rusya içinde başlarının ezilmeye çalışıldığı yılanlar bir yandan özellikle “liberal yılanlar” iken, diğer yandan “Rus olmayan eşitlik isteyen yılanlar” olduğu görülmektedir. Bu yılki Duma seçimi sürecinde Moskova tarafından (ya da mecazi olarak “Aziz Georgi” tarafından) söz konusu “yılanlar”ın başlarının bir kez daha büyük bir ölçüde ezildiği söylenebilir. Yılanların başlarını daha küçükken ayakları altına alıp ezmek için Moskova, stratejiler üretmeye ve uygulamaya devam etmektedir.

 

10.Görsel: Moskova’da Rus Bilimler Akademisi’nin Rus Dil Enstitüsü’nde yaklaşık 20 metre karelik küçük bir odada yer alan satış raflarındaki kitaplardan bir görseldir. Bu rafta yer kaplayan kitaplardan neredeyse yarısı, Rusya’daki yerli Türkler üzerindedir. Görsel, Ekim 2015 tarihinde yazar tarafından çekildi (kaynak: yazarın özel arşivi).

 

Yararlanılan Kaynaklar

1.   18 Eylül’deki Duma seçimine katılan 14 partinin ağ sayfaları:

http://er.ru/

https://kprf.ru/

http://ldpr.ru (LDPR’nin bu sayfası, yaklaşık son iki aydır Türkiye'den açılamamaktadır, ancak örneğin İngiltere'den açılmaktadır)

http://www.spravedlivo.ru/

http://www.rodina.ru/

http://ppgprf.ru/

https://parnasparty.ru/

http://www.yabloko.ru/

http://www.patriot-rus.ru/

http://greenparty.ru/

https://rost.ru/

http://komros.info/

http://www.ppzs.ru/

http://gr-sila.ru/

 

2.   Kamuoyu Araştırma Merkezleri:

https://wciom.ru/ (doğrudan Kremlin’e bağlıdır)

http://fom.ru/

http://www.levada.ru/ (Kremlin’e en muhalif araştırma merkezidir)

 

3.   İnternet sayfaları:

http://www.cikrf.ru/ (Rusya Federasyonu Merkez Seçim Komisyonu)

http://constitution.ru/index.htm (Rusya Federasyonu Anayasası)

http://qha.com.ua/tr

http://www.khodorkovsky.com/

https://www.youtube.com/watch?v=oVNJiO10SWw

http://kyk-byre.ru/

https://www.kartanarusheniy.org/2016-09-18

https://www.golosinfo.org/about

http://www.duma.gov.ru/

https://20.navalny.com/

 

4.   Yazılar: 

https://www.academia.edu/436588/Zhirinovskii_as_a_Fascist_Palingenetic_Ultra-Nationalism_and_the_Emergence_of_the_Liberal-Democratic_Party_of_Russia_in_1992-93

 

https://www.academia.edu/7520397/Vladimir_Zhirinovskii_in_Russian_Politics_Three_Approaches_to_the_Emergence_of_the_Liberal-Democratic_Party_of_Russia_1990-1993_Dr._Phil._in_History_Free_University_of_Berlin_1997_

 

http://www.vybory.izbirkom.ru/region/region/izbirkom?action=show&root=1&tvd=100100067795854&vrn=100100067795849&region=0&global=1&sub_region=0&prver=0&pronetvd=0&vibid=100100067795854&type=242

 

http://www.academia.edu/14486363/State_Duma_elections_2016_Why_mixed_electoral_system_again_Analysis_of_reasons_and_consequences_of_the_reform_of_electoral_system_in_Russia

 

https://vildanealieva.wordpress.com/2016/09/01/gundelik-dizilerde-duvarlarda-putin-portresi/

 

https://vildanealieva.wordpress.com/category/guncelactual/secim/

 

http://www.sorgulamazamani.com/tr/makale/politika-ve-yonetim/303/rusyanin-bati-karsiti-politikasinda-turkiye-nasil-konumlandirilmaktadir/

 

http://nazaccent.ru/content/18885-svoj-ili-tyurksoj.html

 

http://www.kommersant.ru/doc/1981241

 

http://wciom.ru/index.php?id=238&uid=115845

 

http://theins.ru/opinions/30683

 

https://ria.ru/infografika/20160918/1476912507.html#/summary

 

http://kyk-byre.ru/2011-predvybornoe-obraschenie-associacii-korennyh-narodov-rossiyskoy-federacii-my-golosuem-za-prava-korennyh-narodov-protiv-vseh-politicheskih-partiy.html

 

http://windowoneurasia2.blogspot.com.tr/2016/09/indigenous-peoples-of-russia-urged-to.html

 

http://qha.com.ua/tr/siyaset/rusya-daki-secimlerde-hile-yapiliyor/149006/

 

http://qha.com.ua/tr/siyaset/rusya-agit-ten-kiev-ile-ilgili-rapor-istiyor/rusya-agit-ten-kiev-ile-ilgili-rapor-istiyor/149010/

 

https://openrussia.org/post/view/17690/

 

https://navalny.com/p/5064/

 

http://www.mk.ru/politics/2016/09/19/kasyanov-otkazalsya-uchastvovat-v-prezidentskikh-vyborakh.html

 

https://partyprogress.org/news/60/

 

http://www.dw.com/ru/алексей-навальный-я-не-призывал-к-бойкоту-выборов/a-19563395   

 

https://rg.ru/2016/09/10/cik-ne-podderzhal-sniatie-spiska-parnasa-s-vyborov.html

 

http://www.idelreal.org/a/27996269.html

 

http://nazaccent.ru/content/21894-ih-borba.html

 

http://www.21yyte.org/tr/arastirma/rusya/2010/12/14/6020/rusyanin

 

https://www.linkedin.com/pulse/zhirinovskiis-resurgence-ldpr-achieves-its-2nd-best-result-umland

 

http://tass.ru/elections2016/article/5762a0bb3f7e40a98b8b46e9/

 

https://slon.ru/posts/72176

 

http://varlamov.ru/1954679.html

 

http://www.kp.ru/daily/26583.5/3598924/

 

http://www.kp.ru/daily/26583.5/3599194/

 

http://www.trt.net.tr/russian/iz-rossiiskogo-i-turietskogo-mira/2016/09/19/v-turtsii-pochti-1-5-tys-rossiian-progholosovali-na-vyborakh-v-gosdumu-572730

 

https://lenta.ru/news/2016/09/18/golossvyshe/?utm_source=lentatw&utm_medium=social&utm_campaign=rossiyskiy-kosmonavt-progolosoval-s-zemn

 

http://crimea.ria.ru/politics/20160918/1107321202.html

 

http://www.vz.ru/news/2016/9/19/833351.html

 

https://navalny.com/p/5068/

 

http://echo.msk.ru/news/1843462-echo.html

 

http://qha.com.ua/tr/siyaset/yasadisi-secimleri-japonya-da-tanimiyor/yasadisi-secimleri-japonya-da-tanimiyor/149132/

 

http://www.pravda.com.ua/news/2016/09/20/7121204/

 

https://www.youtube.com/watch?v=svcqnu9EuHc&feature=youtu.be

 

http://rbth.com/politics_and_society/2016/10/06/vyacheslav-volodin-could-the-new-state-duma-speaker-be-the-next-president_636295

 

http://izvestia.ru/news/634163

 

http://www.ayu.edu.tr/static/aae_haftalik/aae_bulten_tr_85.pdf

 

http://w1.c1.rada.gov.ua/pls/zweb2/webproc4_1?pf3511=60040

 

 

YORUMLAR (0)