Lokman ÇİLİNGİR, 17.12.2016 İslam Düşüncesinde Din-Siyaset İlişkisi

Grek düşünürler siyasi sorunları tartışırken önlerinde, siyasetten ekonomiye, inançtan eğitime tüm toplum yaşamını kuşatan şehir devleti (Polis) dururken, klasik İslam düşünürlerinin önünde şer’i yasalar ve İslam Devleti duruyordu. Dolayısıyla İslam dünyasında yaşayan düşünürlerin, siyasi argümanlarını ortaya koyarken tamamen rasyonel öncüllerden hareket etmeleri düşünülemezdi. Çoğu kez onlar hem inançları gereği hem de felsefeyi meşrulaştırma kaygısıyla siyasi tartışmalara doğrudan ilahi bir düzen kabulüyle başlıyorlar, sonra da şer’i yasaların haklılığını kanıtlama telaşına düşüyorlardı. Şeriat içerisinde sıkışan bir siyaset anlayışını aşamıyorlardı. Bu kısır döngünün aşılaması için ya seküler bir tavırla din dışlanacak (ki bu o dönemlerde ne mümkün ne de arzu edilir bir durumdu) ya da din ile siyaset, 13. Asrın sonlarında İbn Haldun’un yaptığı gibi, farklı olgular olarak ele alınarak yeni siyaset kuramlarına kapı aralanacaktı. Her tür deneme İslam dünyasında iç içe geçmiş olan din ve siyaset kurumlarının yeniden ele alınmasını zorunlu kılıyordu. Ancak hem din hem de siyaset kurumlarının ortak dayanağı olan felsefe bu girişimden bağımsız düşünülemezdi.

İslam dünyasında felsefe yapmaya kalkan her düşünür, önce felsefenin doğası gereği içinde bulunduğu kültür ve değerler sahasını anlama ve kavramsallaştırma, sonra da kendi etkinliğini meşrulaştırma yolunda siyaset olgusuyla hesaplaşmak zorundaydı. Zamanının başat sorununun “akıl” ile “vahiy” arasındaki çatışmayı çözmek olduğu düşünülürse, felsefenin, dinin kendisini siyaset olarak sunduğu İslam dünyasına, siyasetin kılavuzluğunda girmiş olması daha iyi anlaşılır.

ayrıntılı ›

Baş Yazı

tümü ›
Artum DİNC, 05.11.2012

Herkes ve Her Kesim Üçün Bir Varolma Uzamının Olasılığı

Günümüzde insanlar doğulduqları andan étibaren, deўişik meselelerle dolu bir gerçeklik ortamına göz açmaqdadırlar. Bugün dünyanın birçox yérinde insanlar; deўişik kültürel, étnik, dini, sinfi ve cinsiyet mensubiyetleri ya da kimlikleri sebebiyle zorakılığa, basqıya ve ayrımçılığa meruz qalmaqdadırlar.

Bellek

tümü ›

Çağın Axışında

Artum DİNC, 07.07.2014

İran’da Türklerin ‘Edalet Teleb’ May 2006 Üsyanları

İslam Cumhuriyyeti Xeber Ajansı’na (IRNA’ya) aid İran Qezéti’nin 12 May 2006 tarixli yayınında, “Böceklerin Bizleri Böcekleşdirmemesi Üçün Ne Édek?” başlıqlı resimli güldürücü bir öykü yayınlandı. Bu resimli hikayede çizilen insan karaktéri, qarşısındaki böceye Farsca seslenir. Böcek ise ona Türkce cevab vérir ve hikaye, böceklerden qurtulma yollarının anladımıyla sürdürülür. İran’da milyonlarca Türk bu olayı bir “aşağılama” ve “dışlama” davranışı olaraq deyerlendirdi. Onlar öz étirazlarını bildirmek ve bu işin müsebbiblerinin qınanması ve cezalandırılması üçün -ağır bedellerine baxmayaraq- çéşitli kend ve şeherlerlerde qınama gösterileri gérçekleşdirdiler.

Bülten

Artum DİNC, 11.02.2014

FARSÇI İRANÇILIQ: Çoxétnikli İran’da Farslaşdırma Siyasetleri

Bu sayıda, günümüz İran’ında Fars olmayan étniklere qarşı aparılan Farslaşdırma siyasetleri ile bağlı 14 xeber, 9 yorum ve çözümleme, 5 meqale ve 2 kitab tanıdılmaqdadır. SZ Xeber Toplusu’nun dili AZE ve TR olmaq üzere Türkce’nin iki lehcesinde hazırlanmışdır.

Çévrimiçi Kitablıq

tümü ›

Görüşünüzü Bildirin

tümü ›

İndiki şertlerde İran'da Fars olmayan étniklerin geleceyi ile bağlı, aşağıdakı séçeneklerden hankısı daha olasılıqlı görünür? Birden çox séçenek séçilebiler.

Farslaşdırma siyasetleri başarılı olacaq, nüfusun/ ehalinin hamısı Farslaşacaqdır.
Farslaşdırma siyasetleri başarısız olacaq, étniklerin kültürel haqları yasal/ qanuni qoruma altına alınacaqdır.
Étnik yapılara göre, fédéral idari birimler oluşacaqdır.
Étnik yapılara göre, bağımsız/ müsteqil dövletler oluşacaqdır.

Sorğulama Zamanı En'ler Listesi

En Çox Tıklananlar

En Çox Beyenilenler

En Çox Yorumlananlar